A R G I T H A N I
  ARGITHAN LAKAPLAR
 



           
ARGITHANI SÜLALELERİ
SOYLARI
VE SOY ADLARI :


ABAZALAR-GIGICI ( Nemutlu )
ADEKİRLER ( Temel ) ...
ADAKLAR ( Acı )
AKAĞALAR ( Aka )
ALADAĞLILAR ( Aladağlı )
ALAŞANLAR ( Alaşahin )
ALİ BEYLER ( Özuğur )
ALİBAŞLAR ( Barış )
ALİ ÇAVUŞLAR ( Şirin )
ALİERDEKLER ( Erdek )
ALİUSTALAR ( İlter )
ANKARALILAR ( İçöz )
APANLAR ( Yavaş )
APİLENLER ( Katıyürek )
ARAPLAR ( Atçeken )
ARAPOĞULLARI ( Arar )
ARİFLER ( Bal )
ARPACILAR ( Şirin )
ASKEROSMANLAR ( Geçit )
AŞIKLAR ( Aköz )
ATCEKENLER ( Atçeken )
ATİK EMİNESİ ( Özuğur )
ATTİN ( Bayar )
AVRATOĞULLARI ( Yeşil )
AZİZOGULLAR ( Dinç )
BABAOGLANLAR ( katıyürek )
BACAKLAR ( Aktaş )
BADAKLAR (Babacan )
BAĞAÇ ( Bagaç )
BAHARLAR ( Kılıç )
BAKILAR ( Bakı )
BALDANLAR ( Keçeci )
BALELER ( Özmen )
BATAKÇILAR ( Turan )
BATDALLAR ( Bostan )
BATUNLULAR ( Batum )
BAYGUŞLAR ( Yorulmaz )
BERBATLAR ( Başdemir )
BECCELLER ( Tüzün )
BEZMİLER ( Ural )
BIDDİLİLER ( Naz )
BİBERGELİNLER ( Çeliksaban )
BOMBALAR ( Şirin )
BOSTAN EFENDİLER ( Baykal )
BOZATLAR ( Bozat )
BUCU İSMAİLLER ( kılıç )
BURGULAR ( Burgu )
BURNUMLAR ( Babadostu )
BÜLBÜLLER ( Bilge )
BÜZÜKLER ( Akbaş )
CABILAR ( Ökmen )
CAMBACILAR ( Severcan )
CAKKALAR ( Ülkü )
CEBECEKLER ( Çimen - Güler )
CECELER ( Aykanat )
CENNETLER ( Tosun )
CIBIDIKLAR ( Özmen )
CIRIKLAR ( Kenek )
CITAK HALİSLER ( Sever )
CİBİLLİLER ( Türel )
CİCANA ( Göktaş )
CİCANLAR ( Öz )
CİĞALLAR ( Arısoy - Uyatı )
CİLBEKİRLER ( Fırtına )
COBUKLAR ( Aras - Dingil )
CÖMBÜLLER ( Albayrak )
CURANLAR ( Şenyürek )
CÜLCÜLLER ( Çelikbilek )
ÇABALAR ( Sarıkaya )
ÇAKICILAR ( Tezcan )
ÇAKIROĞULULAR ( Çakır )
ÇALILAR ( Çal )
ÇARIKLILAR, ÇARIKLAR ( Çarıklı )
ÇAVDARLAR ( Şenozan - Altay )
ÇEKİRGELER ( Kızılırmak )
ÇELİKLER ( Çelik )
ÇERKEZOĞLULAR ( Balta )
ÇETELER ( Karasaban )
ÇITAKLLAR ( Duman )
ÇİKİN AYŞALAR ( Tipi )
ÇİMENLER ( Öztekin )
ÇİNALİLER ( Ergen )
ÇİNCİLLER ( Biçioğlu )
ÇİNİHÜSEYİNLER ( Ulusan )
COLAKMISALAR ( Altıoluk )
ÇÖLLÜLER ( Çöllü )
DADAVLAR ( Yandımoğlu )
DANACILAR ( Danacı )
DANALAR ( Öztekin )
DEBİK HACI ( Gündoğan )
DEDELER ( Savaşır )
DELİAĞALAR ( Ural )
DELİBEKİRLER ( Kızılırmak )
DELİMEVLÜTLER ( Demirtaş )
DELİNAZİK ( Koptagel )
DELİVELİLER ( Alkan - Akıncı )
DEMBİLOSMANLAR ( Çimen )
DEMDEK FEVZİ ( Pullu )
DEMİRCİLER ( Demirci )
DERİCİLER ( Naz )
DEVELİOGULLARI ( Develi = Akıncı )
DIGANALİLER ( Kavlak )
DINGALALAR ( Biçioğlu )
DIRTANLARAR ( Aksel )
DİBEK ( Baykal )
DİNGİLLER ( Dingil = Yetiş = Sayın = Turan )
DİPİHOCALAR ( Dipi )
DİRLİKLER ( Gökkaya )
DOYDUOĞULLAR ( Şen )
DÜDÜKCÜLER ( Aykut )
DURGUNLAR (doyduk )
EBBERLER ( Özoğlu )
EBEMİNHACI ( Soylu )
EFELER ( Akman )
EGECENLİLER ( Gerçeker )
EKİZLER ( Ekiz )
EMETOĞULLARI ( Ertuna )
EMİRLER ( Öztürk )
EMİR OGULARI ( Akmaz )
ERİKÇİLER ( Soylu )
ERUPLAR ( Çiftci )
ESKİMISALAR
ESMELER ( Gündoğdu )
EŞABALAR ( Özdemir )
EŞELER ( Erdoğan )
ETHEMLER ( Turhan - Öz - Tosun )
EYVAZLAR ( Ayvaz )
FAKILAR ( Göç )
FATTİRİLER ( Benli )
FAYDALILAR ( faydalı )
FAYKALAR ( Durğutluoğlu )
FELEKLER ( Ergüven )
FERİLER ( Kaynakcı )
FILİNİN ALİ ( Çelikkaya )
FINDIKLAR ( Uz )
FİLİZLER ( Dişli )
FOTAMETLER ( Doğan )
GABALİLER ( Özalp )
GABARALAR ( Uzgüven )
GADIKHASAN ( Güven )
GADILAR ( Gök )
GALAKLAR ( Ayvaz )
GARA AGAÇLI ( Kutlu )
GARABACAKLAR ( Varan )
GARAKIZLAR ( Çiftçi )
GARAMEVLİTLER ( Tonca )
GARAOSMANLAR ( Fırat )
GARAVELİLER ( Ayhan )
GARAYABLAR ( Değer )
GARİP ALİLER ( Eder )
GARLANLAR ( Milci )
GARSLILAR ( Ulaş )
GATIKLAR ( Küpür )
GAVASLAR ( Savaş )
GAVLAKLAR ( Kavlak )
GAZOZCUNURİLER ( Erdoğan )
GECİTLİLER ( Geçit )
GEVİKLER ( Demirel )
GIBIŞLAR ( Yıldıran )
GIBIGIBILAR ( Karadağ )
GICIBIYIKLAR ( İnce )
GICINALAR ( Şirin )
GIDAKLAR ( Erhan )
GILDİLER ( Tanır )
GINALILAR ( Karasaban )
GIRALLER ( Biçer )
GIRBAŞLAR ( İnal )
GIRGIRLAR ( Şenyiğit )
GIRIKLAR ( Sarıyıldız )
GIRIŞLAR ( Özkan )
GIRLILAR ( Çetin )
GOCABIYIKLAR ( Koptagel )
GOCAOMARLAR ( Bilge )
GOTURLAR ( Uçar )
GOZALAR ( Öz )
GÖBEKÇİLER ( Arabacı )
GÖÇMENİSMAİL ( Şahinbaş )
GÖÇOGULARI ( Koç)
GÖDELER ( Savaşır )
GÖDEYUSUFLAR ( Ertan )
GÖĞEÇLER ( Göveç )
GÖHEŞEN ( Şüzmeçelik )
GUGULAR ( Özoğlu )
GULAŞLAR ( Metin )
GUNİZLER ( Akalın )
GURGAKLAR ( Tanır )
GUTCULAR ( Metin )
GUTGUTLAR ( Benli )
GUYRUKLULAR ( Yalçınkaya )
GÜÇÇÜKLER ( Batum )
GÜDÜKALİLER ( Aydilek )
GÜDÜKHACILAR ( Ekenler )
GÜKÜKMAMUTLAR ( Kilci )
GÜLDALİLER ( Sayhan )
GÜLESERLER ( Öngelen )
GÜLLÜGELİNLER ( Özyürek )
GÜNÜZLER ( Akalın )
GÜTCESELER ( Saylan )
HABBALILAR ( Göveç )
HABELER ( Kula )
HACCAVARLAR ( Ertekin )
HACI BOGA ( Koptagel )
HACIBİŞLER ( Selçuk )
HACIELLİLER ( Ülkü )
HACIGUŞLAR ( Güzel )
HACIGÜZELLER ( Yiğit )
HACIHASANLAR ( Öztürk )
HACIHAVUZLAR ( Aydın )
HACIHÜSEYİNLER ( Koşan )
HACIİBRAHİMLER ( Tan = Ülker )
HACIKADİRLER ( Gür )
HACIREPLER ( Tanağardı )
HACITEKELER ( Teke )
HACIVELİLER ( Kaplan )
HACI VELİLER ( Demirörs )
HAFIZALİLER ( Demir)
HALİLAĞALAR ( Tahtalı )
HALLALAR (Yenilmez)
HAMDİLER ( Şahin )
HAMZALAR ( Ünver = Demirörs )
HANIMLAR ( Arıkan )
HAPILILAR ( Çiftci )
HAPİLLER ( Aras )
HASANAGALAR ( Şen )
HASANALİLER ( Duman )
HASANHOCALAR ( Bilgin )
HASIRLAR ( Ünal )
HAŞHAŞLAR ( Ak )
HAŞİMLER ( Ekentok )
HATIPLAR ( Özel = Cenkci )
HAVVANALAR ( Sirin - Güntay )
HAYRANİLER ( Erçin )
HEDİRLER ( Kılıç )
HENİFİLER ( Dönmez )
HIDIRLAR ( Gülşen )
HIRBALAR ( Erkurum )
HOBBACIK ( Tosun )
HOCALAR ( Bilge )
HORDUMLAR ( Dipi )
HOROZLAR ( Soylu )
HOŞAFLAR ( Atçeken )
HÖKCÜKLER ( Uzel )
HUBANLAR ( Aydoğan )
HÜSEMOĞLU ( Uğraşır )
IRAZIYALAR ( Kurt )
IRBIKLAR ( Sirin )
IRIKLAR ( Sarıyıldız )
İBİLİLER ( Özdil )
İBİŞLER ( Gerçeker )
İMAMLAR ( Aras )
İNZİLELER ( Çevik )
İSMAİLAĞALAR ( Mete = Can )
İSTANBULLUHAVUSLAR ( Tezcan )
KADILAR ( Gök = Yüksel )
KALAYCILAR ( Akalın )
KAMBERLER ( Çevik )
KAMBURAMETLER ( Erdoğan )
KAMİLELER ( Şahin )
KANKIAMETLAR ( Gamacı )
KARAAĞALILAR ( Babadostu )
KARAHALİLLER ( Gündoğdu )
KARAAHMETLER ( Yavuz )
KARAAYŞALAR ( Karadayı - Dipi )
KARACALAR ( Karacalar )
KARAGÖZLER ( Erol )
KARAGULAKLAR ( Okyay - Güvenç )
KARADAYILAR (Atmaça )
KARAKECİLER ( Kurşun )
KARAKUŞLAR ( Erdoğan )
KARALAR ( Kavlak )
KARAMEMETLER ( Bükülmez )
KARAYAKUPLAR ( Değer = Metin )
KARDAGAYILAR ( Özalp )
KARNIYARIK ( Bilge )
KARTALLAR ( Kartal )
KASIMLAR ( Başkal )
KAŞIKIRIKLAR ( Öz )
KATİPLER ( Akkan )
KAZIMLAR ( Atalay )
KEBANLAR ( Dirilmez )
KEÇECİLER ( Beller )
KEDİ BOĞANLAR ( Ercan )
KEÇEAYAK ( Bilge )
KEÇİBACAKLILAR ( Durgutlu )
KEKİLLER ( Terzioğlu )
KEL DEVRİŞLER ( Tan )
KEL HUSEYINLER ( Işılak )
KELEŞLER ( Keleş = Erkeleş )
KELİKLİLER ( Kıpçak )
KELMAHMUTLAR ( Yeşilçınar )
KELYAĞABLAR ( Karacalar )
KEMANELER ( Kılıçoğlu )
KENEKLER ( Kenek )
KEPENEKLER ( Bal )
KERZİNİN AHMETLER ( Aydın )
KERTİMİNLER ( Özmen )
KESKESLER ( Güleç )
ÖMEROSMANLAR ( Durğutluoğlu )
KIRIMLAR ( Erbil )
KİREZLER ( Tosun )
KİRLALİLER ( Taşkemer )
KOCAAMETLER ( Tosun )
KOCABIYIKLAR ( Koptagel )
KOCA KAFALAR ( Gümüştaş )
KOKUCULAR ( Yenilmez )
KONGURLU ( Alaşahin )
KONTİKLER ( Oral )
KONYALI ( Alaşahin )
KOPUKLAR ( Mayakan )
KORELİ ( Özmen )
KÖGTÜLER ( Yeşildağ )
KÖR AMETLER ( Ülker )
KÖR HAMİTLER ( Korkmaz )
KÖRALİLER ( Uğur - Cenkçi )
KÖRHAFIZLAR ( Keleş )
KÖRİSMETLER ( Özyürek )
KÖRKASIMLAR ( Turan )
KÖROĞLULAR ( Ak )
KÖRTAHİRLER ( Tetik )
KÖSE VELİ ( Özkan )
KÖSELER ( Gürün )
KÖTÜ KURULAR ( Tan )
KUMRULAR ( Us )
KUNKUAMETLER ( Üstün )
KUŞKUŞLAR ( Uludağ )
KÜPÜRLER ( Çalık )
KÜRTALİLER ( Dursun )
KÜRTLECLER ( Adakan )
KÜRTAMETLER ( Koç )
KÜRTHALİSLER ( Eroğlu )
KÜRTLER ( Kale )
KÜRTMEHMETLER ( Özyürek )
KÜRTMUABLAR ( Karademir )
KÜSKÜSLER ( Karakaya )
KÜTÜKLER ( Bilge )
LALLANLAR ( Erbil )
LALUKLAR ( Alaşahin )
LÖKCÜLER ( Araz )
MACARLAR ( Şahinbaş )
MANALLAR ( Ünal )
MANIKLAR ( İnankul )
MARCILAR ( Çelikbaş )
MAVULAR ( Alataş )
MEDİNLER ( Özsoy )
MELDALAR ( Kurtuluş )
MEMİLİLER ( Tozluoğlu )
MEMİŞLER ( Turan )
MENDUHLAR ( Gültekin )
MEZARCIAVNİ ( Kanıt )
MICIKLAR ( Çalışkan )
MIDDIRLAR ( Sevgen )
MIDIKALAR ( Süzmeçelik )
MİLLİLER ( Gümülü )
MİREMLER ( Özbaş )
MİRTLER ( Kaya )
MOLLA MEHMETLER ( Güç )
MOLLAVELİLER ( )
MURAT KIZILART (Turhan )
MURATLAR ( Uzun )
NADİRELER ( Ekentok )
NALBANTLAR ( Soylu )
NAYIPLAR ( Mutlu )
NEBİLER ( Güzel )
NONİLER ( Gür )
OMARALAR ( Türkoğlu )
OTUZBİRLER ( Karadayı )
ÖZEKBOSTANLAR ( Işılak )
ÖZEKLER ( Tetik = Özoğlu )
ÖZEKMEMETLER ( Özdil )
PAMUKGELİNLER ( Ekentok )
PATIRIKLAR ( Akçakaya )
PEKMEZCİLER ( Karaarslan )
PEŞKİRLİLER ( Bostan )
PETEKLER ( Özoğlu )
PERİŞANLAR ( Şen )
PİÇİNELER ( Kul )
PİNTARLAR ( Tonca )
PORTAKALLAR ( Pullu )
PULLULAR ( Pullu )
REİSLİLER ( Aydoğan )
RÜŞTÜLER ( Çimen )
SAATCİYAŞARLAR ( Şenyüz )
SARILAR ( Öney - Sarıoğlu )
SARIMİNLER ( Akalın )
SEKİNELER ( Avcı )
SEYFİLER ( Seyfiler )
SIÇTIMLAR . BOKLULAR ( Arabulan )
SIHHIYALAR ( Develi - Uğraşır )
SIRIMLILAR ( Akkuş )
SIRMA ( savaş )
SİĞDALAR ( Özcan )
SİLLELİLER ( Taşcı )
SİLOVLAR ( Yıldırım )
SİNEKLER ( Doğan = Güç )
SİVRİSARILAR ( Çanakcı )
SOBACILAR ( Yiğit )
SOLAKLAR ( Solak = Dipi )
SÜLÜKLER ( Gümüştaş )
ŞADAKLAR ( Pullu )
ŞEMŞİLER ( Atay - Orhan )
ŞIKIRLAR ( çınar )
TAHSİNLER ( Durğut )
TAHTALILAR ( Tahtalı )
TAKAVİTLER ( Turgal )
TATARLAR ( Burgu )
TAYBALAR ( Öz )
TAYIRLAR ( Demirel )
TEK AMETLER ( Ergun )
TEKDİŞLER ( Apak )
TEKELER ( Teke )
TEKİRDAĞLILAR ( Uludağ )
TELLİLER ( Dogan )
TETİKLER ( Tetik )
TIKILAR ( Geçit = Keçeci )
TINKIŞLAR ( Uğuz )
TISTIRLAR ( Yenilmez )
TİRİLER ( Yorulmaz )
TİYARELER ( Fırtına )
TOMBAKLAR ( Turgal )
TOMBİLLER ( Yıkılmaz )
TOPBAŞLAR ( Baybaş )
TOPAL HASANLAR ( Süzmeçelik )
TOPALBEKİRLER ( Balcı )
TOPALHACILAR ( Sertyamaç )
TOPALLAR ( Onat )
TOYAKALAR ( Yiğit )
TÖKELER ( İsi )
TURŞUCULAR ( Acı )
TÜLEKLER ( Çoşkun )
ÜMMETLER ( Nazlı )
ÜRTÜKLER ( Özoğlu )
ÜZÜMCÜALİ ( Dipi )
VIRIKLAR ( Doğan )
VIRIKLAR ( Akalın )
VIRVIRLAR ( Atalay )
YAĞCILAR ( Özcan )
YAKUPLAR ( Şüzmeçelik )
YANBIKLILAR ( Koçak )
YANKULAR ( Çetin )
YİĞENAĞALAR ( Keleş )
YOLUKLAR ( Karasaban )
YONUZLAR,YUNUSLAR ( Özkan )
YÖRÜKLER, YÖRÜKEFELER ( Yaman )
ZALIMEMMİLER ( Ayhan )
ZARİFLER ( )
ZAZALAR ( Araz )
ZEYBEKLER ( Ekentok )
ZIKKIMLAR ( San )
ZİGBOĞLULAR ( Erğül )
ZİLCANLAR ( Güzelgül )
ZİLCİKADİRLER ( Karabaş )
ZOBULAR ( Özen )


             
              L A K A P L A R
 AK MAH. İSKAN MAH.

1- MİRTLER

2- BETCELLER

3- BOKLULAR

4- BURNUMLAR

5- İMAMLAR

6- HOŞAFLAR

7- GIRIŞLAR

8- HENİFİLER

9- BOZATLAR

10- KONTİKLER

11- KARAAYŞALAR ( O T U Z B İ R L E R)

12- BALELER (Abduselamlar)

13- KAVASLAR

14- HASIRLAR

15- KİRLALİLER

16- GÖHEŞEN

17- GADAKHASAN (SEDEFGELİNLER)

18- SIRMA

19- SARILAR

20- DİBEK

21- HASANALİ

22- KOPUKLAR

23- AZARILI

24- KORELİ

25- ÇABALAR

26- YONUZLAR

27- SOLAKLAR

28- ARAPLAR

29- KÜRTMEHMETLER

30- DEMİRCİLER

31- GÖDELER

32- BAGAÇ

33- MELDALAR

34- ALAŞANLAR (ALAŞAHİNLER)

35- ZARİFLER (ALAŞAHİNLER )

36- SOLAKLAR

37- ATİK EMİNESİ

38- HAVALAR

39- KONYALI

40- ZEBATİLER

41- CÖMBÜLLER

42- GIDAKLAR

43- ZOBULAR

44- CENNETLER

45- ÜMMETLER

46- KARALLAR

47- HASIRLAR

48- FAYKALAR

49- ARAPOGULLARI

50- KEŞMEHMETLER

51- EGECENLİ

52- CITAK HALİSLER

53- KEDİ BOĞANLAR

54- FAYDALILAR

55- KÖSE VELİ

56- KAMBERLER

57- MURATLAR

58- İMAMLAR

59- GATIKLAR

60- SOLAKLAR

61- HOBBACIK (GOCA AMETLER)

62- GONGURLU

63- CIRIĞIN AMET

64- TOPAL HASANLAR

65- ÇİKİN AYŞALAR

66- DİPİ HOCALAR

67- KARNIYARIK

68- HANIMLAR

69- ÇÖLLÜLER

70- ÇELİKLER

71- GIRIDIRLAR

72- HORDUMLAR

73- DEBİK HACI

74- ALİ BEYLER

75- MIDIKALAR

76- KOCA AMET

77- CURANLAR

78- DİBEK

79- HUBANLAR

80- ÜZÜMCÜALİ

81- FILİNİN ALİ

82- GICIBIYIKLAR

83- BAYGUŞLAR

84- MUHARREMLER

85- AŞIKLAR

86- ÇARIKLILAR

87- KÜTÜKLER

88- SİLLELİLER

89- KÜRTLERİN AKİF

90- COBUKLAR

91- BACAKLAR

92- KÖR HAMİTLER

93- BIDDİLİLER

94- KAMİLELER

95- KEDİVELİLER (KEÇEAYAK)

96- DİPİHOCALAR

97- NONİLER

98- İNZİLELER

99- EBBERLER

100- HAMDİLER

101- SİDALAR

102- MOLLA MEHMETLER

103- TASİMLER

104- TEKELER

105- GÜÇÇÜKLER

106- HACITEKELER

107- GIRBAŞLAR

108- NAYIPLAR

109- HAŞİMLER

110- AZİZOGULLAR

111- KEL HUSEYINLER

112- ESKİMISALAR

113- EECENLİLER

114- CİLBEKİRLER

115- İBİŞLER (İLKOKUL MÜSDAHDEMİ İBİŞ AMCA)

116- ZİLCİKADİRLER (İLKOKUL MÜSDAHDEMİ GADİR AMCA)

117- KÖSELER

118- HAVANIN SELATTİN

119- SİVRİSARILAR

120- TEKİRDAĞLILAR

121- CİCANA

122- ÜRTÜKLER

123- NADİRELER

124- GIBIŞLAR

125- TAKAVİTLER

126- ÖZEKLER

127- TOPALHACILAR

128- İBİLİLER

129- ÜRTÜKLER

130- KÜRTLECLER

131- KATIRCILAR

132- PATIRIKLAR

133- FAKILAR

134- HACIBİŞLER

135- KOKUCULAR

136- ÇİNCİLİLER

137- HATIPLAR

138- CEMALLER

139- İSMAİLAĞALAR

140- KUŞKUŞLAR

141- HAYRANİLER

142- KARALİLER

143- MİLLİLER

144- BATUNLULAR

145- KARAKECİLER

146- IRIKLAR

147- GICINALAR

148- DERİCİLER

149- GECİTLİ VELİLER

150- KAMBURAMETLER

151- HALİLAĞALAR

152- TISTIRLAR

153- KIRIMLAR

154- MARCILAR

155- CİBİLLİLER

156- CÖMBÜLLER

157- KESKESLER

158- ATCEKENLER

159- HOŞAFLAR

160- DELİMEVLÜTLER

161- SİNEKLER

162- HÜSEMOĞLU

163- LALUKLAR

164- EŞELER

165- KERZİNİN AHMETLER

166- GICIBIYIKLAR

167- KOPUKLAR

168- BÜLBÜLLER

169- ARPACILAR

170- GÜMÜŞLER

171- ATTİN

172- IRBIKLAR

173- ÇETELER

174- ZİLCANLAR

175- MİSTANLAR

176- CIVGINLAR

177- BIDDİLİ

178- TOTİRLER

179- TISTIRLAR

180- VIRIKLAR

181- ELLEMLER

182- ALİ BELALAR (TACETTİN ESENLER)

 

HÜYÜK MAHELLESİ

1-GUTCULAR

2-ALADAĞLILAR

3- MIDDIRLAR

4- ÇALILAR

5- TURŞUCULAR

6- GIRIKLAR

7- GARLANLAR

8- KÖRAHMETLER

9- EMETLER

10- GÜTCESELER

11- GÜDÜLER

12- GÜDÜKHACILAR

13- GIRLILAR

14- IRAZIYALAR

15- LÖKCÜLER

16-HAŞHAŞLAR

17-GÖĞEÇLER

18-GÖBEKÇİLER

19-AŞIRLAR

20-DERİCİLER

21-GUYRUKLULAR

22-CINGILLILAR

23-MICIKLAR

24-TOPALBEKİRLER

25-MOLLAVELİLER

26-EKİZLER

27-CİĞALLAR

28-HAFIZALİLER

29-BÖDÜKÇÜLER

30-EBENİNHACILAR

31-BURGULAR

32-TATARLAR

33-HABELER

34-PİRİNÇÇİLERİNSARILAR

35-GÜDÜKALİLER

36-KELİKLER

37-HACIHÜSEYİNLER

38-SELAMLAR

39-KİREZLER

40-BIRTİSMAİLLER

41-HÖKCÜKLER

42-ÇETELER

43-KÜRTALİLER

44-TINKIŞLAR

45-GALAKLAR

46-EYVAZLAR

47-GÜLESERLER

48-HASANALİLER

49-TÖKELER

50-BERBATLAR

51-ALİERDEKLER

52-TÜLEKLER

53-MAVULAR

54-SIÇTIMLAR

55-GARTOĞLANLAR

56-CAKKALAR

57-CEBECEKLER

58-KÖROĞLULAR

59-KÜRTOMARLAR

60-BİBERGELİNLER

61-DELİ OMARLAR

62-TAHSİNLER

63-KÖRTAHİRLER

64-HAMZALAR

65-GARAOSMANLAR

66-FİLİZLER67-GARSLILAR

69-GOCABIYIKLAR

70-HALİLEMMİLER

71-KELMAHMUTLAR

72-HAMİDELER

73-HIRBALAR

74-KARAKUŞLAR

75-ADAKLAR

76-HACIELLİLER

77-ANKARALILAR

78-KARAGÖZLER

79-ÇERKEZOĞLULAR

80-GIBIGIBILAR

 

TORUN MAH.

1-MEDİNLER

2-ZIHHIYALAR

3-CABILAR

4-KELEŞLER

5-KELHASANLAR

6-SÜLOLAR

7-HACIHAVUZLAR

8-GABALİLER

9-KARDAGAYILAR

10-ERİKÇİLER

11-HIDIRLAR

12-ÇAKICILAR

13-YOLUKLAR

14-GINALILAR

15-HACIGUŞLAR

16-DALAZLAR

17-DINGALALAR

18-KÖRLALELER

19-GAVLAKLAR

20-KELİKLER

21-SARILAR

21-İBİŞLER

22-KARTALLAR

23-FATTİRİLER

24-HOROZLAR

25-AVRATOĞULLARI

26-PATIRIKLAR

27-KUNKUAMETLER

28-EFELER

29-ÇAKIROĞULULAR

30-ÇAVDARLAR

31-DIGANALİLER

32-TEKKELİLER

33-SEYFİLER

34-MANIKLAR

35-KÜRTLER

36-MACARLAR

37-TİNİLER

38-ÇİNİHÜSEYİNLER

39-HACIREPLER

40-KEBANLAR

41-YİĞENAĞALAR

42-PEKMEZCİLER

43-ÖZEKBOSTANLAR

44-GUTGUTLAR

45-GÜDÜKALİLER

46-ALİBAŞLAR

47-ALİUSTALAR

48-KARALAR

49-ETHEMLER

50-ŞIKIRLAR

51-ISTIRLILAR

52-NEBİLER

53-RÜŞTÜLER

54-ÇİMENLER

55-TAVUKÇUAR

56- KİBARLAR

 

TÜRKMEN MAH:

1- ŞEMŞİLER

2- KOCA KAFALAR

3- SÜLÜKLER

4- KÖTÜ KURULAR

5- MURAT KIZILART

6- KALAYCILAR

7- GIRGIRLAR

8- CİCANLAR

9- KÖR AMETLER

10-KEL DEVRİŞLER

11-DEMBİLOSMANLAR

12-DEMDEK FEVZİ

13-ŞADAKLAR

14-BUCU İSMAİLLER

15-EMİR OGULARI

16-GARA AGÇLI

17-ÇITAKLLAR

18-DELİVELİLER 

19-ÇAVDARLAR

20-KÖRALLER

21-DİNGİLLER

22-KADILAR

23-MEMİŞLER

24-TEK AMETLER

25-COBUKLAR

26-ÇAKICILAR

27-TOPLLAR

28-MİREMLER

29-EŞEBALAR

30-OMARALAR

31-SOBACILAR

32-KELEŞLER

33-KÜRTLER

34-DEVELOGULLARI

35-HOCAALİNİN MEMETLER

36-KEKİLLER

37-GÖÇOGULARI

38-SOLAKLAR

39-CEBECEKLER

40-MEMİLİLER

41-GARAVELİLER

42-DANACILAR

43-GÜLDALİLER

44-GADILAR

45-KOCABIYIKLAR

46-KÖRHAFIZLAR

47-BABAOGLANLAR

48-GABALİLER

49-DIRTANLARAR

50-APİLENLER

51-CÜLCÜLLER 

52-ZIKKIMLAR

53-GABARALAR

54-GILDİLER

55-PASAKLAR

56-GIRALLER

57-HASANHOCALAR

58-APANLAR

59-EŞABALAR

60-ÇEKİRGELER

61-ERUPLAR

62-GARAKIZLAR

63-GARAYABLAR

64-ASKEROSMANLAR

65-KÖRİSMETLER

66-DELİNAZİK

67-HACI BOGA

68-BATDALLAR

69-FELEKLER

70-CECELER

71-KÖGTÜLER

72-DANALAR

73-PEŞKİRLİLER

74-KOCAMUSALAR

75-KARAAMETLER

76-GUNİZLER

77-FOTAMETLER

78-KEPENEKLER

79-CARIKLILAR

80-HABBALILAR

81-ARİFLER

82-PETKLER

83-GULAŞLAR

84-BÜZKLER

85-EMİLER

86-CECELER

87-TOBAŞLAR

88-GÜLLÜGELİNLER

89-GOTURLAR

90-GOCAMISALAR

91-GURGAKLAR

92-BAHARLAR

93-ZALİEMMİLER

94-PETEKLER

95-TAYIRLAR

96-ABAZALAR

97-TEKDİŞLER

98-KARAGÖZLER

99-TAYBALAR

100-TOYAKALAR

101-TAHTALILAR

102-GOCAOMARLAR

103-GARİP ALİLER

104-GÖÇMRN İSMAİLCEKİGİRGRLR

105-HASANAGALAR

106-GEVİKLER

107-ESMELER

108-GÖÇMENİSMAİL

 
 
 
 
Beğen
 
ABAZALAR-GIGICI  ( Nemutlu )
ADEKİRLER  ( Temel )
ADAKLAR  ( Acı )
AKALAR  ( Aka )
ALADAĞLILAR  ( Aladağlı )
ALAŞANLAR   ( Alaşahin )
ALİ BEYLER  (  Özuğur )
ALİBAŞLAR  ( Barış )
ALİERDEKLER  (  Erdek )
ALİUSTALAR  ( İlter )
ANKARALILAR  ( İçöz ) 
APANLAR  ( Yavaş )
APİLENLER  ( Katıyürek )
ARAPLAR  ( Atçeken )
ARAPOĞULLARI  ( Arar )
ARİFLER  ( Bal )
ARPACILAR  ( Şirin )
ASKEROSMANLAR  ( Geçit )
AŞIKLAR  ( Aköz )
ATCEKENLER  ( Atçeken )
ATİK EMİNESİ  ( Özuğur )   
ATTİN  ( Bayar )
AVRATOĞULLARI  ( Yeşil )
AZİZOGULLAR  ( Dinç )
BABAOGLANLAR  ( katıyürek )
BACAKLAR  ( Aktaş )
BADAKLAR  (Babacan )
BAĞAÇ  (  Bagaç )
BAHARLAR  ( Kılıç )
BAKILAR  ( Bakı )
BALDANLAR  ( Keçeci )
BALELER  ( Özmen )
BATDALLAR ( Bostan )
BATUNLULAR  ( Batum )
BAYGUŞLAR  (  Yorulmaz )
BERBATLAR  ( Başdemir )
BECCELLER  ( Tüzün )
BIDDİLİLER  ( Naz )
BİBERGELİNLER  ( Çeliksaban )
BOZATLAR  ( Bozat )
BUCU İSMAİLLER ( kılıç )
BURGULAR  ( Burgu )
BURNUMLAR  ( Babadostu )
BÜLBÜLLER  ( Bilge )
BÜZÜKLER  ( Akbaş )
CABILAR  ( Ökmen )
CAMBACILAR ( Severcan )
CAKKALAR  ( Ülkü )
CEBECEKLER  ( Çimen - Güler )
CECELER  ( Aykanat )
CENNETLER  ( Toson )
CIRIKLAR   ( Kenek )  
CITAK HALİSLER  (  Sever )
CİBİLLİLER  ( Türel )
CİCANA  ( Göktaş )
CİCANLAR  ( Öz )
CİĞALLAR  (  Arısoy - Uyatı )
CİLBEKİRLER  ( Fırtına )
COBUKLAR  ( Aras - Dingil )
CÖMBÜLLER  ( Albayrak )
CURANLAR  (  Şenyürek )
CÜLCÜLLER  ( Çelikbilek )
ÇABALAR  ( Sarıkaya )
ÇAKICILAR  ( Tezcan )
ÇAKIROĞULULAR  ( Çakır )
ÇALILAR  ( Çal )
ÇARIKLILAR  ( Çarıklı )
ÇAVDARLAR  ( Şenozan - Altay )
ÇEKİRGELER  ( Kızılırmak )
ÇELİKLER  ( Çelik )
ÇERKEZOĞLULAR  ( Balta )
ÇELİKKAYALAR
ÇETELER  ( Karasaban )
ÇITAKLLAR  ( Duman )
ÇİKİN AYŞALAR ( Tipi )
ÇİMENLER  ( Öztekin )
ÇİNALİLER  ( Ergen )
ÇİNCİLLER  ( Biçioğlu )
ÇİNİHÜSEYİNLER  ( Ulusan )
COLAKMISALAR  ( Altıoluk )
ÇÖLLÜLER  ( Çöllü )
DADAVLAR  ( Yandımoğlu )
DANACILAR  ( Danacı )
DANALAR  (  Öztekin )
DEBİK HACI  (  Gündoğan )
DEDELER  ( Savaşır )
DELİAĞALAR  ( Ural )
DELİBEKİRLER  ( Kızılırmak )
DELİMEVLÜTLER  (  Demirtaş )
DELİNAZİK  ( Koptagel )
DELİVELİLER  ( Alkan - Akıncı )
DEMBİLOSMANLAR  ( Çimen )
DEMDEK FEVZİ  ( Pullu )
DEMİRCİLER  ( Demirci )
DERİCİLER  ( Naz )
DEVELİOGULLARI ( Develi )
DIGANALİLER  ( Kavlak )
DINGALALAR  ( Biçioğlu )
DIRTANLARAR  ( Aksel )
DİBEK ( Baykal )
DİNGİLLER  ( Yetiş - Sayın )
DİPİHOCALAR  ( Dipi )
DİRLİKLER  ( Gökkaya )
DOYDUOĞULLAR  ( Şen )
DÜDÜKCÜLER  ( Aykut )
DURGUNLAR  (doyduk )
EBBERLER  ( Özoğlu )
EBEMİNHACI  ( Soylu )
EFELER  ( Akman ) 
EGECENLİLER  ( Gerçeker )
EKİZLER  ( Ekiz )
EMETOĞULLARI  ( Ertuna )
EMİRLER  ( Öztürk )
EMİR OGULARI  ( Akmaz )
ERİKÇİLER  ( Soylu )
ERUPLAR  ( Çiftci )
ESKİMISALAR 
ESMELER  ( Gündoğdu )
EŞABALAR  ( Özdemir )
EŞELER  ( Erdoğan )
ETHEMLER  ( Turhan - Öz - Tosun )
EYVAZLAR  ( Ayvaz )
FAKILAR  ( Göç )
FATTİRİLER  ( Benli )
FAYDALILAR  ( faydalı )
FAYKALAR  (  Durğutluoğlu )
FELEKLER  ( Ergüven )
FERİLER  ( Kaynakcı )
FILİNİN ALİ  ( Çelikkaya )
FINDIKLAR  ( Uz )
FİLİZLER  ( Dişli )
FOTAMETLER  ( Doğan )
GABALİLER  ( Özalp )
GABARALAR  ( Uzgüven )
GADIKHASAN ( Güven )
GADILAR  ( Gök )
GALAKLAR  ( Ayvaz )
GARA AGAÇLI  ( Kutlu )
GARABACAKLAR  ( Varan )
GARAKIZLAR  (  Çiftçi )
GARAMEVLİTLER  ( Tonca )
GARAOSMANLAR  ( Fırat )
GARAVELİLER  ( Ayhan )
GARAYABLAR  ( Değer )
GARİP ALİLER  ( Eder )
GARLANLAR  (  Milci )
GARSLILAR  ( Ulaş )
GATIKLAR  ( Küpür )
GAVASLAR  ( Savaş )
GAVLAKLAR  ( Kavlak )
GAZOZCUNURİLER  ( Erdoğan )
GECİTLİLER  ( Geçit )
GEVİKLER  ( Demirel ) 
GIBIŞLAR  ( Yıldıran )
GIBIGIBILAR  ( Karadağ )
GICIBIYIKLAR  ( İnce )
GICINALAR  ( Şirin )
GIDAKLAR  ( Erhan )
GILDİLER  ( Tanır )
GINALILAR  ( Karasaban )
GIRALLER  ( Biçer )
GIRBAŞLAR  ( İnal )
GIRGIRLAR  ( Şenyiğit )
GIRIKLAR  ( Sarıyıldız )
GIRIŞLAR  ( Özkan )
GIRLILAR  ( Çetin )
GOCABIYIKLAR  ( Koptagel )
GOCAOMARLAR  ( Bilge )
GOTURLAR  ( Uçar )
GOZALAR  ( Öz )
GÖBEKÇİLER  ( Arabacı )
GÖÇMENİSMAİL  ( Şahinbaş ) 
GÖÇOGULARI  ( Koç)
GÖDELER  ( Savaşır )
GÖDEYUSUFLAR  ( Ertan )
GÖĞEÇLER  ( Göveç )
GÖHEŞEN  ( Şüzmeçelik )
GUGULAR  ( Özoğlu )
GULDURLAR ( Ural )
GULAŞLAR  ( Metin )
GUNİZLER  ( Akalın )
GURGAKLAR  ( Tanır )
GUTCULAR  ( Metin )
GUTGUTLAR  ( Benli )
GUYRUKLULAR  ( Yalçınkaya )
GÜÇÇÜKLER  ( Batum )
GÜDÜKALİLER  ( Aydilek )
GÜDÜKHACILAR  ( Ekenler )
GÜKÜKMAMUTLAR  ( Kilci )
GÜLDALİLER  ( Sayhan )
GÜLESERLER  ( Öngelen )
GÜLLÜGELİNLER  ( Özyürek )
GÜNÜZLER  ( Akalın )
GÜTCESELER  ( Saylan )
HABBALILAR  ( Göveç )
HABELER  ( Kula )
HACCAVARLAR  ( Ertekin )
HACI BOGA  ( Koptagel )
HACIBİŞLER  (  Selçuk )
HACIELLİLER  ( Ülkü )
HACIGUŞLAR  ( Güzel )
HACIGÜZELLER ( Yiğit )
HACIHAVUZLAR  ( Aydın )
HACIHÜSEYİNLER  ( Koşan )
HACIREPLER  ( Tanağardı )
HACITEKELER  ( Teke )
HACIVELİLER  ( Kaplan )
HAFIZALİLER  ( Demir)
HALİLAĞALAR  ( Tahtalı )
HAMDİLER  ( Şahin )
HAMZALAR  ( Ünver )
HANIMLAR  ( Arıkan )
HAPILILAR  ( Çiftci )
HAPİLLER  ( Aras )
HASANAGALAR  ( Şen )
HASANALİLER  ( Duman )
HASANHOCALAR  ( Bilgin )
HASIRLAR  ( Ünal )
HAŞHAŞLAR  ( Ak )
HAŞİMLER  ( Ekentok )
HATIPLAR  ( Özel )
HAVALAR  ( Sirin - Güntay )
HAYRANİLER  ( Erçin )
HEDİRLER  ( Kılıç )
HENİFİLER  ( Dönmez )
HIDIRLAR  ( Gülşen )
HIRBALAR  ( Erkurum )
HOBBACIK  ( Tosun )
HOCALAR  ( Bilge )
HORDUMLAR  ( Dipi )
HOROZLAR  ( Soylu )
HOŞAFLAR  ( Atçeken )
HÖKCÜKLER  ( Uzel )
HUBANLAR  ( Aydoğan )
HÜSEMOĞLU  ( Uğraşır )
IRAZIYALAR  ( Kurt )
IRBIKLAR  ( Sirin )
IRIKLAR  ( Sarıyıldız )
İBİLİLER  ( Özdil )
İBİŞLER  ( Gerçeker )
İMAMLAR  ( Aras )
İNZİLELER  ( Çevik )
İSMAİLAĞALAR  ( Mete )
İSTANBULLUHAVUSLAR  ( Tezcan )
KADILAR  ( Gök - Yüksel )
KALAYCILAR  ( Akalın )
KAMBERLER  ( Çevik )
KAMBURAMETLER  ( Erdoğan )
KAMİLELER  ( Şahin )
KANKIAMETLAR  ( Gamacı )
KARAAĞALILAR  ( Babadostu )
KARAALİLER  ( Gündoğdu )
KARAAMETLER  ( Yavuz )
KARAAYŞALAR  ( Karadayı - Dipi )
KARABİBERLER ( Uludağ )
KARAGÖZLER  ( Erol )
KARAGULAKLAR  ( Okyay - Güvenç )
KARADAYILAR  (Atmaça )
KARAKECİLER  ( Kurşun )
KARAKUŞLAR  ( Erdoğan )
KARALAR  ( kavlak )
KARAMEMETLER  ( Bükülmez )
KARDAGAYILAR  ( Özalp )
KARNIYARIK  ( Bilge )
KARTALLAR  ( kartal )
KATİPLER     ( Akkan )
KASIMLAR   (  Başkal )
KAŞIKIRIKLAR  ( Öz )
KAZIMLAR  ( Atalay )
KEBANLAR  ( Dirilmez )
KEÇECİLER  ( Beller )
KEDİ BOĞANLAR  ( Ercan )
KECEAYAK  ( Bilge )
KEKİLLER  ( Terzioğlu )
KEL DEVRİŞLER  ( Tan )
KEL HUSEYINLER  ( Işılak )
KELEŞLER  ( Keleş )
KELİKLER  ( Kıpçak )
KELMAHMUTLAR  (  Yeşilçınar )
KELYAĞABLAR  ( Karacalar )
KEMANELER  ( Kılıçoğlu )
KENEKLER  ( Kenek )
KEPENEKLER  ( Bal )
KERZİNİN AHMETLER  ( Aydın )
KERTİMİNLER  ( Özmen )
KESKESLER  ( Güleç )
KIRIMLAR  ( Erbil )
KİREZLER  ( Tosun )
KİRLALİLER  ( Taşkemer )
KOCAAMETLER  ( Tosun )
KOCA KAFALAR  ( Gümüştaş )
KOKUCULAR  ( Yenilmez )
KONGURLU  ( Alaşahin )
KONTİKLER  ( Oral )
KONYALI  (  Alaşahin )
KOPUKLAR  ( Mayakan )
KORELİ  ( Özmen )
KÖGTÜLER  ( Yeşildağ )
KÖR AMETLER  ( Ülker )
KÖR HAMİTLER  ( Korkmaz )
KÖRALLER  ( Uğur - Cenkçi  )
KÖRHAFIZLAR  ( Keleş )
KÖRİSMETLER  ( Özyürek )
KÖRKASIMLAR  ( Turan  )
KÖROĞLULAR  (  Ak )
KÖRTAHİRLER  ( Tetik )
KÖSE VELİ  ( Özkan )
KÖSELER  ( Gürün )
KÖTÜ KURULAR  ( Tan )
KUMRULAR  ( Us )
KUNKUAMETLER  ( Üstün )
KUŞKUŞLAR  ( Uludağ )
KÜPÜRLER  ( Çalık )
KÜRTALİLER  ( Dursun )
KÜRTLECLER  ( Adakan )
KÜRTAMETLER  ( Koç )
KÜRTHALİSLER  ( Eroğlu )
KÜRTLER  ( Kale )
KÜRTMEHMETLER  ( Özyürek )
KÜRTMUABLAR  ( Karademir )
KÜSKÜSLER  ( Karakaya )
KÜTÜKLER  ( Bilge )
LALLANLAR  ( Erbil )
LALUKLAR  ( Alaşahin )
LÖKCÜLER  ( Araz )
MACARLAR  ( Şahinbaş )
MANALLAR  ( Ünal )
MANIKLAR  ( İnankul )
MARCILAR  ( Çelikbaş )
MAVULAR  (  Alataş )
MEDİNLER  ( Özsoy )
MELDALAR  ( Kurtuluş )
MEMİLİLER  ( Tozluoğlu )
MEMİŞLER  ( Turan )
MENDUHLAR  ( Gültekin )
MENİKLER
MEZARCIAVNİ  ( Kanıt )
MICIKLAR  ( Çalışkan )
MIDDIRLAR  ( Sevgen )
MIDIKALAR  ( Süzmeçelik )
MİLLİLER  (  Gümülü )
MİREMLER  (  Özbaş )
MİRTLER  ( Kaya )
MOLLA MEHMETLER  ( Güç )
MOLLAVELİLER  (  )
MURAT KIZILART  (Turhan )
MURATLAR  ( Uzun ) 
MUŞMUŞLAR ( İşgüder )
NADİRELER  (  Ekentok )
NAYIPLAR  ( Mutlu )
NEBİLER  ( Güzel )
NONİLER  ( Gür )
OMARALAR  ( Türkoğlu )
OMAROSMANLAR  ( Durğutluoğlu )
OTUZBİRLER  ( Karadayı )
ÖZEKBOSTANLAR  ( Işılak )
ÖZEKLER  ( Tetik )
ÖZEKMEMETLER  ( Özdil )
PAMUKGELİNLER  ( Ekentok )
PATIRIKLAR  ( Akçakaya )
PEKMEZCİLER  ( Karaarslan )
PEŞKİRLİLER  ( Bostan )
PETEKLER  (  Özoğlu )
PERİŞANLAR  ( Şen )
PİÇİNELER  ( Kul )
PİNTARLAR  ( Tonca )
RÜŞTÜLER  ( Çimen )
SAATCİYAŞARLAR  ( Şenyüz )
SARILAR  ( Öney - Sarıoğlu )
SARIMİNLER  ( Akalın )
SEKİNELER  ( Avcı )
SEYFİLER  ( Seyfiler )
SIÇTIMLAR ( Arabulan )
SIRIMLILAR  ( Akkuş )
SIRMA  ( savaş )
SİĞDALAR  ( Özcan )
SİLLELİLER  (  Taşcı )
SİLOVLAR  ( Yıldırım )
SİNEKLER  (  Doğan )
SİVRİSARILAR  ( Çanakcı )
SOBACILAR  ( Yiğit )
SOLAKLAR  ( Solak )
SÜLÜKLER  ( Gümüştaş )
ŞADAKLAR  ( Pullu )
ŞEMŞİLER  ( Atay - Orhan )
ŞIKIRLAR  ( çınar )
TAHSİNLER  ( Durğut )
TAHTALILAR  ( Tahtalı )
TAKAVİTLER  ( Turgal )
TATARLAR  ( Burgu )
TAYBALAR  ( Öz )
TAYIRLAR  (  Demirel )
TEK AMETLER  ( Ergun )
TEKDİŞLER  ( Apak )
TEKELER  ( Teke )
TEKİRDAĞLILAR  ( Uludağ )
TELLİLER  ( Dogan )
TIKILAR  ( Geçit )
TINKIŞLAR  ( Uğuz )
TISTIRLAR  ( Yenilmez )
TİRİLER  ( Yorulmaz )
TİYARELER  ( Fırtına )
TOMBAKLAR  ( Turgal )
TOMBİLLER  ( Yıkılmaz )
TOPBAŞLAR  (  Baybaş )
TOPAL HASANLAR  ( Süzmeçelik )
TOPALBEKİRLER  ( Balcı )
TOPALHACILAR  ( Sertyamaç )
TOPALLAR  (  Onat )
TOYAKALAR  (  Yiğit )
TÖKELER  (  İsi )
TURŞUCULAR  ( Acı ) 
TÜLEKLER  (  Çoşkun )
ÜMMETLER  ( Nazlı )
ÜRTÜKLER  ( Özoğlu )
ÜZÜMCÜALİ  ( Dipi )
VIRIKLAR  ( Doğan )
VIRVIRLAR  ( Atalay )
YAĞCILAR  ( Özcan )
YAKUPLAR  ( Şüzmeçelik )
YANBIKLILAR  ( Koçak )
YANKULAR  ( Çetin )
YİĞENAĞALAR  ( Keleş )
YOLUKLAR  ( Karasaban )
YONUZLAR (  )
ZALIMEMMİLER  ( Ayhan )
ZARİFLER  (  )
ZAZALAR  ( Araz )
ZIHHIYALAR  ( Develi - Uğraşır )
ZIKKIMLAR  ( San )
ZİGBOĞLULAR  ( Erğül )
ZİLCANLAR  ( Güzelgül )
ZİLCİKADİRLER  ( Karabaş )
ZOBULAR  (  Özen )
  
 
 
ARGITHANI KASABASI
 
TARİHÇESİ
 
 
ARGIT Kelime anlamı ile : DAĞIN GEÇİT VERDİĞİ YER.
 
Prof.Dr.Hasan EREN’in Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü,Ank.1999,2.baskı’da
ARKIT=ARGIT:
1.KÖY EVLERİNDE KAPILARIN ARKASINA KONULAN KALIN KUŞAK.
2.DÜVENLE BOYUNDURUĞU BİRBİRİNE BAĞLAYAN OK.
3.DÜZGÜN VE UZUN SIRIK.
4.ÇADIR ÜZERİNE ÇATI YERİNE KONULAN AĞAÇ.
Kıbrıs Türkleri HARKIT der. Kelimenin kökeni bilinmemektedir ancak Rumca değildir.
( Dr. Ali SAYAR İletisi)
 
 
2.1) İlkçağlarda (Tyhimbrion)Argıthanı
 
 
 
 
 
Etik yönden Argıthanı’nın en eski halkı “Proto Hitit” veya “Asianigue”lerdir. Bölgede M.Ö.40.yy’dan itibaren Asya kavimlerinin göçü başladığı zaman Anadolu’ya gelen Hititler ,bu kavim lerle karışmıştı. (YİVANÇ’tan aktaran CERAN,1996,s.8)
 
Eski çağlarda Argıthanı’nın adı “Tyhimbrion”dur. Yeni kurulduğu zaman “Hadrianopolis” adını almıştır. Philomelion Akşehir’in Kuzeyinde “İkoniom”, Konya’ya giden yolun üzerinde idi. Bergamalılar tarafından kurulduğu zannedilen philomelion Akşehir’in , yükselip onun yerini alıncaya kadar, “Thimbrion”(Argıthanı)eski çağların en eski şehirlerinden birisi idi.(RAMSAY’dan aktaran CERAN, 1960,s.151) Argıt deresi eski çağlarda “karmeios”adını taşıyordu.(RAMSAY’dan aktaran CERAN, 1996,s.8)
 
Roma imparatorluğunda Hadrianus (M.S .117 – 138 ) döneminde Anadolu muhteşem devrini yaşamış, sanat ve kültürde zirveye ulaşmıştır. Hatta kendisi bizzat Anadolu’ya gelerek Anadolu’nun birçok kentini ziyaret etmiş, adına tapınaklar ve anıtlar dikilmiştir. Bu dönemde “hadrianopolis” adını alan Argıthanı, bu imparatora duyulan saygıdan dolayı bu ismi almış olmalıdır. (AKŞİT’ten aktaran CERAN, 1996,s.8)
 
Anadolu Selçukllularının XII. ve XIII. asırlarında bu bölgeye hakim olan büyük Yesevi Dervişi Argıt Baba Hazretleri, kurdukları zaviye ile Argıt ve çevresini İslamlaştırmış ve Türkleştirmiştir.
 
1202 yılında Anadolu Selçuklu genel kurmayı ve devlet adamlarından Şehsed-din Altun Aba’ nın eski çağlardan beri bir ticaret yolu ve merkezi olan bu şehir de bir kervansaray ve teşkilatını kurması bölgenin ticari ve kültürel yönden önemini artırmıştır. Argıt adlı kasaba bu hanla “Argıthanı” adını almıştır.
 
Anadolu’nun en buhranlı günlerinden olan Moğol istilası dönemlerinde Anadolu Selçuklu devletine elli yıldan fazla hizmet eden Vezir Konyalı Sahip Ata Fahred-Din Ali, bugün Argıthanı Kültür Parkı’nın güneyinde bulunan yere yolcuların emniyeti, yolların gözetlenmesi ve disiplini için bir muzilhane yaptırmıştır.
 
Argıthanı halkı Türkmen ve Yörük tür. Türkmen “Müslüman Türk” demektir.
 
Osmanlı toplumunda Argıt beldesi bir köydür. Anadolu Selçukluları’ndan kalma olan Argıt Köprüsü, gelen – geçen yolcu,asker ve gezginleri adeta büyülemiştir. Mısır seferine 1516 da giden Yavuz Sultan Selim Han, bu köprüden geçmiş,1533 de Irakeyn seferine giden oğlu Kanuni Sultan Süleyman bu köprünün renkli bir resmini yaptırmıştır. Bağdat seferine 1638 yılında giden IV Murat’ da bu köprüden geçmiştir.
 
Anadolu Selçukluları döneminde önemli bir ticaret ve kültür merkezi olan Argıthanı’nda, Osmanlılar döneminde sosyal düzenin bozulması vergi yolsuzlukları, levent ve eşkıya saldırıları sonucunda nüfusu önemli ölçüde azalmıştır. XVI . yy meydana gelen bu bozuklukların önlenmesi, tarım ve üretimin artırılması için bazı vergilerden muaf tutulan bir derbent kuruldu.
 
III . Sultan Ahmet döneminde Damat Nevşehirli İbrahim Paşa’ nın sadrazamlığı döneminde,Konya’ya tabi Argıthanı derbendi hudut namesi (18 Zilkade, ll Ekim 1721)de Konya Valisi Vezir Osman Paşanın huzurunda Ilgın, Doğanhisar ve Akşehir naiplerinin imzalarının bulunduğu, hanlar ve derbentler hususunda mübaşir tayin edilen Dergah-ı Ali kapıcı başlarından Bahri Mehmet Ağa tarafından tespit edilerek İstanbul’a gönderilerek baş muhasebeye kaydedildi.
 
Eşkıya saldırısı , huzur ve emniyet yokluğundan dolayı yerlerini terk eden Konya’daki başı boş halkın belirli bir bölümünden 200-300 kişi Argıthanı’na yerleştirilmek istendi. Yüz hane Akşehir’deki halktan, Ilgın Kasabasından’da otuz, kırk hane başı boş halkdan seçildi. Argıthanına yerleşenler arasında altmış iki hane Eğrigöz, Nadir, Görnes, Absası, Karahöyük, Çakıllar, Milis, Bermende, Akşehir den’de onbeş hane geldi Argıthanın yerlisi iken çevreye göç eden altı hane Ilgın’ dan ve diğer yerli halktan yirmialtı hane geldi. Ayrıca Turgut kazasına bağlı Gökçeler köyü halkından Atçekenler de kasabaya yerleşti.
 
İlk dönemde: 1- İskan 2- Türkmen 3- Argıt 4- Aazarı Mahalleleri kuruldu
 
Karaman eyaletinin yüz on bir, Konya sancağının yirmi dört kazasından birisi de Argıthanı idi 1284 /1868 yıllarından itibaren Argıthanı Nahiye Müdürlüğü haline gelmiştir 1317/1901 yılında Argıthanında altı mahalle ve 2404 nüfüs bulunuyordu nahiyede bir hükümet konağı, üç camii ve mescit, bir mektep, iki medrese , yirmi dükkan ve mağaza, yüz tezgah, iki fırın , dört değirmen , dört kahvehane vardı.
 
Argıthanı ’nda 1887 yılından bu yana belediye teşkilatı İbrahim paşadan beri karakol teşkilatı bulunmaktadır. Argıthanı’nda medrese ve eğitim teşkilatı 1720 yılından itibaren hizmete devam etmiştir , Osmanlılar döneminde dört medrese bulunmaktadır Veli Efendi Medresesi Süleyman Efendi Medresesi , Tosun Mehmet Efendi Medresesi , Mestan Efendi Medresesi , Süleyman Efendi Medresesi 1317/1901 Yılında Konya Valisi Mehmet Ferit Paşa Döneminde Hamidiye ibtidaisi daha sonra Şems’ül Maarif Ravza’ i Terakki İbtidaileri ve Rüştiye (orta okulu) açılmıştır. Birinci Cihan Savaşı ve milli mücadeleye önemli derecede destek veren Argıthanı’ ndan yüz kadar asker şehit ve bir kısmı da gazi olmuştur. (CERAN, 1996 ,s.8,9,10)
 
 
 
 
 
2.2) ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİNDE ARGITHANI
 
 
 
 
 
2.1.1)Türkistan’ da Tasavvuf hareketinin Piri Ahmet Yesevi Hazretleri ve Şahsiyeti
 
 
 
 
 
Argıt ismi Şeyh Süleyman el Buhari’ nin çağatayca Türkçe ve osmanlıca kelimelerin anlamlarını açıklayan lügatinin 19. Sayfasına göre : “Özbek Türkleri’nin bir boyu olarak açıklamaktadır. (ÜÇER-KOMAN’ dan aktaran CERAN, 1996, s.25)
 
Argıt Baba, Ahmet yesevi’nin Tasavvuf Düşüncelerini Özbekistan’dan Anadolu’ ya yaymak, Anadolu yu Türkleştirmek ve İslamlaştırmak maksadı ile Anadolu , Konya ve Argıt bölgesine gelen Yesevi şeyhi ve Türk beyidir (CERAN, 1996 ,s. 15)
 
Yesevilik , Türkistan’da ortaya çıkan bir tasavvuf sistemidir. Tasavvuf , sistemi ve muhtevası yönüyle Kuran’ a ve Sünnete dayanır. Tasavvufu yaşayanların gayesi sadece Hz. Peygamber’e uymak onun batıni dünyasına mahrem olmaya çalışmak , böylece varlığn sırlarını çözüp , vahdete (birliğe) ermektir (ÖZTÜRK’ten aktaran CERAN, 1996 , s. 15)
 
İslam aleminde tasavvufla uğraşan mutasavvufların sutenlerini devam ettirip yaydıkları mekanlar olan tekke ve zaviyeler ,(H. III /IX) . Asrın başlarından itibaren gösterir. Tekkeler , sırlı bir duyuş ,düşünüş ve inanış olan İslam tasavvuf ceryanına aksiyon veren çeşitli tarikat büyükleri olan şeyhlerin ve onların yerlerini tutan halifelerin otoritesinde ebedi mutluluğa ulaşma nefsini temizleme , ahlakı saflaştırma , zahiri (dışı), batını içi aydınlatma yolunun takip edildiği kurumlardır (LAMİ’den aktaran CERAN, 1996 ,s.16)
 
XII . yy. da Müslüman Türkler arasında Pir-i Türkistan , Türkistan’ ın ulusu “lakabıyla anılan orta Asya Türk Tasavvufunun kurucusu olan Hoca Ahmet Yesevi , tesirlerini Orta Asya ve Anadolu’ da devam ettiren büyük türk islam mutasavvıfıdır.
 
II. yy. ikinci yarısında Batı Türkistan da Sayram (Akşehir) kasabasında doğmuştur. Babası Hz. Ali evladından Şeyh İbrahim ,annesi Ayşe Hatun’dur. Babası ölünce henüz 7 yaşındayken Gevher Şehnaz adlı ablası ile birlikte sonradan “Türkistan” adını alan “Yesi”şehrine gelip yerleşti ilk tahsilini devrinin tasavvuf geleneklerine göre tamamlayarak Buhara‘ya göç etti burada döneminin en ileri gelen bilgin ve mutasavvıflarından olan Yusuf Hemedani (ÖI.1140)ye bağlanarak kendisinin üçüncü halifesi oldu (1160) da şeyhinin postuna oturarak onun sistemini devam ettirdi. Daha sonra Yesi şehrine geçerek (1166) da ölümüne kadar tasavvufu bilgileri yaydı.
 
Müslüman Türklerin sade dilleriyle hikmetli özlü Tasavvufu düşüncülerini onların dil ve lehçeleri kolayca aktarabildiği için çevrede büyük bir şöhrete ulaştı .Kendisine binlerce kişi mürşid olarak bağlandı bu yüzden Yesevi Tarikatı bölgede hızla yayıldı. (KÖPRÜLÜ’den aktaran CERAN ,1996, s. 17)
 
Sofi bir şair ve tarikat sahibi bir mürşid, yol gösteren olarak Türk milletinin dini Milli ve kültürel yapısında yüz yıllarca tesiri devam eden Ahmet Yesevi menkıbe ve kerametleri ile Türk-İslam dünyasında büyük bir veli olarak şöhret kazanmıştır (ERASLAN’dan aktaran CERAN , 1996,s.18)
 
Yesevilik, ilk Türk tarikatıdır. Ahmet Yesevi’nin ölümünden sonra Harizm, Kıpçak Maveraünnehri, Horasan, Azerbaycan ve Anadolu’da yayılmıştır. (KÖPRÜLÜ’den aktaran CERAN,1996,s.18)
 
Takipçileri kendisinin edebi geleneğine bağlı kalarak halk için basit ve tasavvufi şiirler yazdılar. Ellerinde sazları ile ekseriyetle hiç medrese tahsili görmeden kendilerini yetiştirdiler. Şehir şehir, tekke tekke gezerek, halkın zevkine ve ruhuna önem veren şiirler söylediler. (KÖPRÜLÜ’ den aktaran CERAN, 1996,s. 19)
 
 
 
 
 
2.2.2) Anadolu’da Yesevi Dervişleri ve Argıt Baba
 
 
 
 
 
   Argıt Baba Şemsed- Din Altun-Aba’nın 1202 de kervansarayını yaptırmasından önce Anadolu’ ya gelen bir yesevi dervişi ve halifesidir. Anadolu Selçukluları döneminde Konya ve çevresinde gayri Müslimlerin İslamlaşması ve Türkleşmesi için gayret sarfeden, yanında Özbekistan’dan gelen Türkmenlerle bir koloni kuran, çevresindeki araziyi işleyen, tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir şeyh ve Türkmen beyi olması kuvvetlidir.
 
Bölgeye adını veren, bugün kalıntıları bulunan tekkesinde Ahmet Yesevi’ nın tasavvufi düşüncesini öğrencilerine ve kendisine tabi olan cemaate anlatan karizmatik şahsiyete sahip bir liderdir. Bu kolonizatör Türk Dervişini, bölgenin emniyeti, düşmanları, yahut saldırılarından korunması, çevrenin imarı, güzelleştirilmesi, tarım ve hayvancılığı geliştirerek, dervişlerin ve cemaatin kendi ellerinin emeğini yemeleri, üretime devlet ekonomisine katkıda bulunmak için faaliyet gösteren Argıt Baba, teke ve zaviyesi eğitici çevre teşkil etmiştir. Bir yandan dini, tasavvufîye beşeri münasebetler yönünden de Argıt Baba ve çevresi, bölgenin İslâmlaşması, Türkleşmesi sürecine önemli derecede katkıda bulunmuştur.
 
Argıt Baba Ahmet Yesevi’nin Türkistan ve çevresinde üstlendiği İslamlaşma, Türkleşme faaliyeti ve fonksiyonu Konya, Ilgın Argıthanı çevresinde, üstlenen bir tasavvuf şeyhi ve lideridir.
 
Argıt Babanın tekke ve zaviyesi II. asır sonunda günümüze kadar tesir ve fonksiyonunu devam ettirmiştir. Bugün gençlik parkı içinde bulunan, Roma Devletine ait olan ve Argıt Baba mezarlığına getirilen bir lâhit üzerine bilginlerin babası Hattat Hasan Baba 1055-1645 de öldü ibaresi Osmanlıca olarak basılmıştır Hasan Baba Şeyh Velinin oğludur. 1583 yılında Dibekli (Argıt) ve çevresi Babası olan Şeyh Abdullah oğlu Şeyh Veli Babaya bu İslami ve dini hizmetlerin devamı için tımar olarak verilmiştir. Bu da Argıt Baba zaviyesinin ilk çağlardan kalma bir Hıristiyan manastırı çevresinde kurulduğunu göstermektedir 17 yy ölen Argıt Baba tekke ve zaviyesinin zaviyedarı Hattat Hasan Babanın bu mezarlıkta gömülü olup vücudu çürüyen boş bir Roma mezarına gömüldüğünü üzerindeki yazıdan anlıyoruz. Bu yazılı belge Yesevi halifesinden olan Argıt Baba’nın tasavvufi sisteminin 17 yy da bu çevrede bu tekke ve zaviyede devam ettiğini göstermektedir .
 
Argıt Baba tekke ve zaviyesi Argıthanı Doğanhisar yolunun üç buçuk kilometresinde bulunmaktadır bu tekke ve zaviye çevreden gelenler ve çobanlar tarafından tahrip edilmişken Belediye Başkanı Tekin Kavlak zamanında yeniden restore edilmiştir Buradaki camii tekke ve zaviyenin zaviyedarı olan Halep Türkmen’lerinden olan Şeyh Hasan Bilgin tarafından , onun gönderdiği halkın desteği ile 1948 yılında yaptırılmıştır Burada şeyh Hacı Veliyüd-Din Efendinin aş hanesi vardı. Devamlı kazan kaynar gelen geçene yemek verirlerdi.Bu tekke mezarlığında Pir Abdullah Efendinin mezarı vardır bu gün ortalıkta yoktur, ayrıca Hattat Hasan Babaya ait mezarlıkta gençlik mezarına kaldırılmıştır.
 
Argıthanında 1310/1890 yılında ölüp türkmen mezarlığına gömülen Halepli Medrese müderrisi Şeyh Hacı Veliyüd’din Efendi Argıt Baba zaviyesinin son Şeyhi zaviyedarıdır. Bu zaviyenin 125 dönüm vakıf arazisi bulunuyordu. Bu nesil oğlu müderris Abdüsselam efendi Salih Efendi ve Hoca Hasan Bilgin ile son bulmuştur. (CERAN , 1996, s. 21,22)
 
 
 
 
 
2.2.3)Şemsüd-Din Altun-Aba Argıt Kervansarayı ve Vakfı
 
 
 
 
 
Şemsüd-Din Altun Aba II. Kılınç Arslan (1154-1192) ve oğlu Rükned-Din Süleyman Şah dönemlerinin sipah salalarındadan (genel kurmay başkanı)birisidir. İbni Bibiye göre I. Alaeddin Keykubat (1219-1237) dönemini yaşamış sultan oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-1246) in Atabekliğini yapmıştır. Onun Tahta geçmesiyle birlikte Sadettin Küppek (Öİ 1238)’in nüfuz ve kışkırtmasıyla öldürülmüştür. (Bibi , Nşr ,Erzi- Luga’ den Aktaran CERAN, 1996, s .225)
 
Argıthanı Kervansarayı , Şemsüd-Din Altun Aba tarafından (H598/1202) yılından önce yaptırılmıştır. Kitabesi yoktur.Osmanlılar döneminde tamir ve değişiklik görmüştür . Holü , 16.50×26.00 metre oluşu , 16.50×18.50 metre ölçüsündedir (ÖZERKİN’den aktaran CERAN,1996, s .21)
 
Alman sanat tarihçisi Kurt Erdman ,Argıthanı kervansarayı hakkında şunu söylemektedir .“Küçük bir yapı olduğu halde inşası itinalı yapılmıştır. Eski tarz bulunan büyük kapı cephesinde nispetsizlik görülür, yapının önünde bir camii vardır. Camiide ibadet edenler hanı ziyaret etmeden gidemezler. Handan doğuya uzanan yol bir kavis ile köprüye ulaşır. Birçok seyehatçılar buradan geçer. (ERDMAN’dan aktaran CERAN ,1996 , s. 231 )
 
Şemsüd-din Altun Aba nın Kervansarayı vakdiyesinde “ Hancının maaşı hana gelen fakir yolcuların ısınması hanın aydınlatılması için miktarı bildirilmeyen odun ve bezir yağı alınması” kaydedilmektedir. Bu da fakir yolcuların sığındığı bir barınak olduğunu göstermektedir. Hanın vakıfları arasında Konya Eski Pazar’da eski bir dükkan zikredilmektedir. (TURAN’dan aktaran CERAN,1948, s. 207)
 
Görüldüğü gibi kervansaaraylar , kervan ve ticaret yolları üzerinde yaptırılan dinlenme , emniyet ve sığınak merkezleridir üç gün parasız yolcuların ve hayvanların kaldıkları ve sığındıkları mekanlar ve kültür merkezleridir. (CERAN , 1996 ,s.24)
 
Konya’daki Şemsed-Din Altun Aba Medresesi vakıfları içerisinde Argıthanı kazasında bir değirmen vardı. Bu değirmen bir müddet boş kaldığı için yıkılmıştır. 1248/1832 yılı kasım ayında tamir edilerek kiraya verildi. Kira bedelinin yarısı arpa olarak tesbit edildi. ( AKTEPE’den aktaran CERAN ,1996 , s . 24)
 
Argıthanı yeniden kurulurken 2 sefer 1135/1722 tarihinde Azarı veKekeç Köyleri halkı Argıthanı’na göç ettiği için Argıthanı arazisi içinde yazıldı. Hudutlarıyla birlikte baş muhasebeye kaydadildi. Bu topraklar , Argıthanı’nda yerleşen halk tarafından ekilecek ,elde edilen ürünün öşürü (onda bir) sahip ata vakfınınn mütevillesi ve Esbkeşan (Atçeken) mukataasının zabitince müdahale etmemesi hususunda ferman gönderildi. (ERDOĞDU’dan aktaran CERAN ,1996, s.24)
 
 
 
 
 
2.2.4)Şeyh Sadrüd’ Din Konevi ve Vakıflarında Argıthanı
 
 
 
 
 
Şeyh Sadrüd’ Din Muhammet Konevi (H605/1208) Yılında Malatya da doğdu Babası Şeyh Mecdüd –Din İshak , Anadolu Selçuklu sultan ve şehzadelerinin hocası ve diplomatıdır. Şam’da Tahsilini tamamladı ,II. izzed-Din Keykavus döneminde Konya’ya yerleşti. Konyanın itibarlı ,alim ve fazıl zenginlerinden Hace-i Cihan tarafından madden destek , sultanlar , vezirler ,ayandan büyük itibar gördü . 16. Muharrem 673/1274 yılında Konya’ da halkla yürüdü, (CERAN ,1995,s .31)
 
Konya ve çevresinde birçok vakıf eseri bırakarak adını ebedileştirdi bunlar arasında Ilgın’a bağlı Dibekli (Argıthanı) köyü de bulunmaktadır. (ZEKİ’ den aktaran CERAN,1996,s.25)
 
 
 
 
 
2.3) OSMANLILAR DÖNEMİNDE ARGIT
 
 
 
 
 
2.3.1) Kanuni Devrinde Akşehir sancağı , Akşehir Kazası, Dibekli (ARGIT) Köyü
 
 
 
 
 
İst. Başbakanlık Arşivi 40 numaralı mufassal defteri sayfa C.713 deki bilgilere göre :1501yılında Akşehir kazasına bağlı Dibekli köyünün arazisi tımardan bu yılda köyde 29 hane 46 nefer 4 çift 28 yarım çift ,2 bernak , 10 mücerred vardır . Vergiden muaf olan 1 imam , 1 tahsildar bulunmaktadır . Nüfusu 187 dir vergi oranı 1/3,5dir. Köyün buğday ürünü 3717 akçedir vergisi 1062 akçedir köyün vergisi 490 akçedir .Resm-i çift , bennak mücerredlerden alınan vergi 603 akçedir . Bad’ı heva vergisi 235 akçedir . Gerçek geliri 14335 akçedir. Vergi geliri 5041 akçedir.
 
Dibekli köyünün sınırındakı Argıt mezrasında bulunan Akça baba zaviyesinde faaliyet gösteren 1 zavi yedar (zaviye sahibi şeyh) ile 5 nefer dervişi bulunmaktadır . Bu zaviye vergiden muaftır . Gerçek geliri 1225 akçedir.
 
Argıt mezrası dibekli köyü halkı , dışarıdan olanların ziraat yaptığı bir çifliktir .
 
Dibekli köyünün nüfusu 1501 de 187,1521 de 217,1525yılında 218 dir. Köy Argıt baba neslinden şeyh bedreddin şeyh Abdullah’ ın tımarıdır(CEYLAN’dan aktaran CERAN, 1996, s.28)
 
 
 
 
 
2.3.2) III. Sultan Murad dönemi (1583) yılında Akşehir Sancağı Doğanhisar Nahiyesi Argıt Köyü
 
 
 
 
 
(H.991/1538) yılında Argıt köyü , Akşehir Sancağı Doğanhisar Nahiyesine bağlıdır. Bu dönemde Argıt köyünün bir adı da Dibeklidir.Bu köye bağlı birde Argıt mezrası vardır. Ankara Kuyud-u Kadime Arşivinde 333 numaralı gelir giderleri bildiren Akşehir Mufassal Defteri sayfa 8’a da yazılı bilgilere göre Doğanhisar nahiyesine bağlı olan Argıt diye bilinen Dibekli köyü ile Argıt mezrası III.Sultan Murad Han tarafından Şeyh Abdullah oğlu leyh Veli Babaya orduya asker beslemek üzere tımar arazisi olarak verilmiştir. Bu yılda Dibekli Köyünden alınan gelir 5.000 akçe Argıt mezrasından alınan gelir olmak üzere 6500 akçedir . (ERDOĞDU’dan aktaran CERAN, 1996 , s.29)
 
 
 
 
 
2.3.3.)Osmanlı Sultanları Argıt Köprüsünde
 
 
 
 
 
2.3.3.1) Yavuz Sultan Selim Argıt Köprüsünde
 
 
 
 
 
Yavuz S.Selim (922/1516)yılı Mısır’ ı fethe giderken Akşehir üzerinden Argıt, Ilgın yoluyla Konya’ya geçmiştir. Sultan (922/1516) yılı Cumadel ulasının 26. Cuma günü Argıt konağında Karargah kurmuştur .(FERİDUN BEY’den Aktaran CERAN, 1996, s.30)
 
 
 
 
 
2.3.3.2) Kanuni Sultan Süleyman Irakeyn Seferine Giderken Argıt Köprüsünde
 
 
 
 
 
Kanuni S. Süleyman (940/1533)Yılında Irakeyn seferine giderken Akşehir üzerinden Argıt Köprüsünden geçerek Konya’ya Ilgın üzerinden varmıştır . Matrahçı Nasuh Akşehir, Argıthanı köprüsü ve Konya’ya ait renkli resimleriyle yol güzergahı ve muzil noktalarını göstermiştir.(MATRAHÇI NASUH’dan aktaran CERAN, 1996, s. 30)
 
 
 
 
 
2.3.3.3) II. Sultan Murat Han Bağdat Seferine giderken Argıt köprüsünde.
 
 
 
 
 
III.S.Murat (1048-1638) yılında Bağdat seferine İstanbul‘dan l5 Mayıs Cumartesi günü başladı.Bu sefer, Üsküdar, İznik, Yenişehir, Pazarcık, Bozüyük, İnönü, Eskişehir, Çifteler, Bolvadin, İshaklı, (çay) Akşehir üzerinden Argıt çayırına indi. (CERAN 1996 ,s.31)
 
 
 
 
 
2.3.3.4) 1832 Yılında Kalavalı Mehmet Ali Paşa Argıthanı’nda
 
 
 
 
 
Kalavalı M.Ali Paşa Kütahya’ya giderken Konya’dan Ladik , Kadınhanı, Ilgın, Argıthanı’na uğramıştır. Argıthanı’nın batısında bulanan düzlükte M. Ali Paşanın ordusu konaklamıştır. Bu yüzden halk arasında bu konaklama yerine “Ali Paşa düzlüğü “ denmiştir. Daha sonra ordu Akşehir,Afyon yoluyla Kütahya’ya ulaşmıştır. (CERAN ,1996 ,s.31)
 
 
 
 
 
2.3.3.5) Clement Huart ‘a göre Argıthanı
 
 
 
 
 
Clement Huart 1897 de Paris’te yayınladığı “Konia la ville des derviches touneurs,souvenirsd’un vayage en Aise Minevre’ adlı eserine göre 1891 de İstanbul,Bursa ,Eskişehir, Afyon üzerinden Konya’ya yaptığı 13 mayıs 1891 de Başladığı seyahatine ait gözlemlerini anlatmakta Anadolu Selçuklu kültür ve medeniyetini tasvir edmektedir.
 
Büyük Argıthanı köyü, Kavak ağaçları ile çevrili bahçeler ve iki gözlü zarif bir köprünün arasında uzanıyordu köprünün üzerindeki Arapça kitabe okunamayacak kadar silinmişti . Mimar eserini pek özene bezen ortaya koyduğu anlaşılıyordu. Bütün uğraşmalarına rağmen Arapça kitabeyi sökemedik Yazık… Belki ileride bu işi yaparak mutlu olacaklardır. Argıthanı Kasabasının evleri kerpiçten yapılmış olup toprakla sıvanmıştır. Terasları kalın direkler üzerindedir. Basit yontulmuş ağaç gövdeleri idi her şey hoş bir tabiilik içinde idi. Argıthanı yem yeşil bahçeleri ile geniş avam ortasında bir vaha gibi duruyordu. (UZEL’den akttaran CERAN, 1996 , s . 30 –31)
 
 
 
 
 
2.4) XVIII ASIRDA ARGITHANI KAZASI
 
 
 
 
 
4.1) Eşkıya Saldırısı Sonucu Argıthanı Halkının Dağılışı
 
 
 
 
 
Osmanlı devletinden önce orta asyadan gelen bir Yesevi dervişi Şeyhi ve Türkmen beyi olan Argıt Baba’da Argıt Köyünün kurulmasına sebep olmuştur . Daha sonra Şemsüd-Din Altun Aba’nın yaptırdığı handan dolayı bölgenin adı “Argıthanı” olmuştur.(CERAN ,1996,s,.33)
 
Anadolu Selçuklu döneminde kurulan bu kasaba zamanında Osmanlı devleti idaresinde iken nüfus azalması ve dağılma ile karşı karşıya kalmıştır. Bu dağılmaya sebep olan faktörde Osmanlı sosyal yapısında meydana gelen sosyal düzensizliktir . Çoğu zaman savaş dönemlerinde ortaya çıkan bunalımların sebebi büyük bir kesimi vergi sisteminden kaynaklanmaktadır . Harp dönemlerinde ve olağan üstü hallerde halktan idarecilerin türlü bahanelerle aldıkları para ve eşyaları vermeye gücü yetmeyecek kadar zayıf gelirli olan oymaklar bunları ödemekte güçlük çekmiş, kurtuluşu toprağını ve beldesini değiştirmekte bulmuştur. Vergi ödemediği için devlet idarecileri tarafından sıkıştırılıp ayrıca vergi tahsildarından lüzumsuz ayrı paralarda istenmesi neticesinde bu kişilerin istediğini alamaması bu köy ve kasaba halkının isyancı olarak nitelenmesine sebep olmuştur.Bu faktörler , halkı yerleşik hayattan konar, göçer, bir yapıyı özleyerek statüye geçmesine sebep olmuştur. (ORHONLU’ dan aktaran CERAN , 1996s, 31-32)
 
 
 
 
 
2.4.2) XVIII. Asırda Argıthanı’nda İskan Hareketi ve Argıthanı’nın Yeniden Kuruluşu
 
 
 
 
 
Derbenten Köylerin babı-ı ali tarafından çizilen bir hududu vardır . Derbentçiler , belirli hudut içindeki araziyi gözetlemek ve beklemekle görevli idiler. Bu yüzden diğer Derbendin sınırına müdahale edemezdi. Bu hudut içinde kalan hanlar, köprüler ve yolları beklemek, seyahat edenleri korumak onların sorumlulukları içinde bulunuyordu . Derbentçi köyler , köy sınırı içindeki yerler ile birlikte civardaki özenli geçit ve yollarda nezaret ediyordu. Yani bunlar için yeniden bir sınır çizmek diye bir problem yoktu . Fakat ıssız yerlerde kurulan han ve derbentlerde bunu teferruatı ile birlikte tespit etmek gerekiyordu . Sınır ihtilaflarının doğurduğu toprak anlaşmazlıkları hükümeti meşgul ederken bu gibi meydana gelecek problemleri önlemek istiyordu. Yeni kurulmuş veya düzen verilmiş müstahkem derbentlerden bazısına ait hudut name bulunmaktadır. 1721 yılında Konya’ya tabi Argıthanı Derbendi hudut namesi (11 ekim 1721 /18 Zilkade 1133 ) de Konya valisi Vezir Osman Paşa’ nın huzurunda Ilgın, Doğanhisar ve Akşehir naiplerinin de imzalarının bulunduğu hanlar ve derbentler hususunda mübaşir tayin edilen Dergah-ı Ali kapıcı başılardan Bahri Mehmet Ağa tarafından tespit edilmiş, bu hududun temyizi gösteren belge ile İstanbul’a gönderilmiş ve baş muhasebeye kaydedilmiştir .
 
Konya’da Argıthanı derbentleri 25 Ocak l721 de verilen muaf namede Ziraat yaptıkları arazinin öşürünü toprak sahibine verdikten sonra , 2-3 yıl imdad-ı seferiye ve hazariye (Savas ve Savaş dışı vergi) ve tekalif’i örfiye,şaka ve öşür (örfi ve ağır görevler ve öşür) dür. Rutebi (rutbeler) isteğinden muaf tutulmuşlardır. (CERAN,1996,s.36)
 
Argıthanı derbenti Sultan III. Ahmet’in saltanat devrinde Damat Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Şehirler kurmakta,mamureler İnşa etmekte deha derecesinde bir kudret gösteren İbrahim Paşa bir Eşkıya barınağı haline gelen bu geçitlere bir derbent kurmak için derhal imar ve iskan faaliyetlerine girişmiştir.(KONYALI,l945,s.635)
 
Bu arada eşkıya saldırısı , huzur ve emniyet yokluğundan dolayı yerlerini terk eden Konya şehrindeki başı boş halkın belirli bir miktarını iskanı kararlaştırıldı. 1720 de Akşehir ile Ilgın arasında yeniden imar edilen Argıthanı’na bu şekilde 200-300 hane yerleştirilmek istendi. 100 hane Akşehir’deki halktan Ilgın kasabasındanda 30-40 hane başı boş halktan seçildi.(Maliye defteri tasnifi.1720.s.30). Fakat Argıthanı’na gönderilmesi gereken 200 haneden 2l ARALIK 1721 de 60 hane gelmiştir. (Maliye defteri tasnifi nden aktaran CERAN ,1996,s.39)
 
Argıthanı’na , Harap olan ve halkı dağılmış olan köylerin halkıda getirildi. Turgut kazasına bağlı Gökçeler köyünün halkıda bu şekilde Argıthanı’na yerleştirilmeye devam edildi. Bunlar, Karaman oğulları ve Osmanlı Devletinde her Türlü vergiden muaf olan Atçeken’lerdi. Kendileri Ordunun ihtiyacı olan atları yetiştirirlerdi.(Maliye Tasnifi Defteri’nden aktaran CERAN, l996 ,s.40)
 
Önceleri Doğanhisar’da haftada bir gün kurulan ve geniş bir bölgenin faydalandıgı pazar cıvarındaki dağda yaşayan yörüklerin asayişi bozmaları sebebiyle Argıthanı’na nakledilmek zorunda kalınmıştır. Bu pazarın buraya nakledilmesinde diğer bir sebepte büyük derbent tesislerini inşa edildiği Argıthanı’nın daha az bir zaman içerisinde şenlenerek büyük bir kasaba olma sının hedeflenmesiydi .(Maliye Tasnifi Defterinden aktaran CERAN, l996,s.42.).
 
Yerleştirilen insanların fazla olması tahsis edilen araziyi yetersiz kılmıştır.Böylece sahipsiz ve kimsenin tasarrufunda olmayan topraklar derbent hudutları içine alınarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır.(Maliye Tasnifi Defteri’nden aktaran CERAN, l996. s.42)
 
Argıthanı’n da yapılması planlanan inşaat diğerlerine göre daha büyüktü. Burada han, mektep,mahkeme, hamam , su yolları inşa ettirildi.20 Kasım 1720 de yaptırılan keşifle 200 kuruşa mal olacağı anlaşıldı. İnşaatın sonunda hemen hemen büyükçe bir kasaba inşa edildi. (ORHONLU’dan aktaran CERAN.1996.s.42 )
 
 
 
 
 
2.4.3) Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Vakfiyesinde Argıthanı
 
 
 
 
 
Konya ,Ilgın , Argıthanı kasabasında bulunan derbent ve kervansaray mamuresini III. Sultan Ahmet’in Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa yaptırmıştır. Bir Eşkıya kargahı haline gelen bu geçitde bir köy kurmayı tasarlamış derhal faaliyete geçerek burasını imar ettirmiştir. Bu müessese ile çevrenin asayişini sağlamıştır. (KONYALI,l945,s.634.)
 
Bu vakfiyede Damat Nevşehirli İbrahim Paşa : “Cenabı- hakka hamd,Sultan II. Ahmet Han’ın Devlet ve saltanatının uzun sürmesi ve hayra vesile olması için duada bulunduktan sonra vakfiyeden çok kendi adına yaptırılan parlak güneş gibi ışık saçan camiinin Müslümanların namaz kılmaları,medresesinde islam bilim lerinin öğrenilmesi, çocukların eğitilip faydalı halde yetişmesi, l6 ocaklı handa 2 uzun saf ve geniş bir ahirda yolcu, tacir ve gariplerin kalması , yiyip içmesi , mahkemelerde hukuki işlerinin görülmesi vakfettiği çarşıda ticaret ve alışverişin devamı, yaptırdığı çeşmelerden Müslümanların su alması ve yıkanması için hamam gibi dini hayır ve hizmetlerin devamı için Argıt hanına arazi,yaylalar,bağlar,bahçeler ve mezra vakfetmiştir. Bu kurduğu vakıf müessesesinin yaşaması ve devamı için vakıf idarecisi (mütevelli) ile vakfa hizmet eden medrese dersi , cami imamı vaizi,hatibi,müezzini , Kuran-ı Kerim okuyan hafızı,vakıf katibi,mektep muallimi , kalfası camiye bakan kayyum vakıflarda handa hayır şerbet dağıtıcısı için vakfettiği bu emlak ve araziden elde edilecek gelirlerle günde kaç dirhem, yılda ne kadar kile buğday alacaklarını hesaplayacak vakfiyesini koydurarak bu hizmetlerin devamına vesile olmuştur.
 
 
 
 
 
Argıthanı kasabasına yeniden yaptırdığı hayır eserlerine vakıflar koymuştur. Bu hayır eserleri ve vakıfları ;
 
 
 
 
 
Nevi Mevkii Hududu
 
1- Camii Şerif Argıthanı kasabasında Güneyi Ömer oğlu Molla
 
yeni yaptırdığı Musa , Batısı Yol
 
2- Medrese Camii şerifin bitişiği Kuzeyi vakfettiği on dükkan
 
on dükkan batısı mahkeme
 
3- Mektep Camii şerif cıvarı
 
4- Mahkeme dairesi Güneyi Molla Musa evi ,batısı
 
Camii ,Kuzeyi han Cebel oğlu
 
Evi , Güneyi 4 dükkan,Batısı
 
Akar su ,Kuzeyi boş arsa ,Ba
 
tısı çarşı,
 
6- 10 boş dükkan Argıthanı kasabası Güneyi cami, batısı çarşı,batı
 
sı mahkeme dairesi,Güneyi cad
 
de , batısı Akarsu , Kuzeyi han
 
batısı çarşı.
 
 
 
 
 
Hayır Müesseseleri ve Vakıflarının :
 
 
 
 
 
NEVİ MEVKİİ HUDUDU
 
1-Büyük çeşme Argıt kasabasında Cami ile han arasında
 
2-Küçük çeşme Argıt kasabasında Cami ile han arasında
 
3-Sıgır pazarı Güney batısı Cadde ve han batısı han ağasının evi
 
4-Kahvehane Güney ve batısı Cadde ve han, Kuzeyi , Batısı han ağasının evi
 
5-Argıt kasabası arazisi vakıf sahibinin gelirleriyle ova,nehir,çay,dağ,çayır ve yay lalalrıyla birlikte bütün gelir ve haklarını vakfettiği arazi.
 
6-Bütün gelir haklarıyla vakfettiği bahçeler.
 
7-Bağlar
 
8-Mezralar (Ekinler)
 
 
 
 
 
Vakıf Hizmetkarı ve Görevi
 
 
 
 
 
Günde aldığı Senede aldığı Görevinin nevi Düşünceler
 
Dirhem Buğday kilesi
 
10 5 Argıt vakıfları
 
mütevellisi
 
10 5 Camii şerifi Ar.Vak.Hiz.Şartıyla
 
Dersiamı(Ord.Prf)
 
10 5 Valze Ar. Vak. Hiz. Şartıyla
 
10 5 İmama Ar. Vak. Hiz. Şartıyla
 
10 5 Hatibi Argıt vakıflarına hizmet şartıyla
 
5 2 Argıt vakıfları şartıyla
 
5 2 Camii Şerif Müezzini
 
5 2 Camii Şerifin devir hanı hafızı
 
5 2 Mektep Muallimi Vakıf hazırlığı şartıyla
 
3 1 Vakıflar menemetcisi (şerbetçisi)
 
3 1 Camii şerif kayyumu
 
2 1 Han sebil menemetcisi (şerbetçisi)
 
5 - Camii şerifin aydınlatması ve döşemesi için
 
Vakiye,Karaman Eyaleti Muhafızı Osman Paşa’nın maarifeti,Devlet-i Ali kapıcı başlarından Ömer Ağa Oğlu Hacı Mehmet Bahri Ağa’nın vekaletiyle 1133/1717 yılı 10 zilkadesinde Ilgın Müftüsü tarafından yazılmıştır. Argıt ve Ilgındaki kendi vekili olan Mustafa Efendi tarafından tastik ve tescil edilmiştir.(VAKFİYE DEFTERİ’ den aktaran CERAN,l996, s.45)
 
 
 
 
 
2.4.4) III. Ahmet Döneminde (1139/1729) Yılında Yapılan Ön Asya Haritasında Argıt
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Topkapı Sarayı Müzesi Yeni kütüphanesinin hazine kitapları kısmında yeni 447 ve Eski 386.36750 numarada kayıtlı bulunan bir harita 150×210 cm genişliğinde olup büyük bir itina ile ipek kumaş üzerine çizilmiştir.
 
Harita İstanbul ile Hindistan arasındaki sahayı yollar ve konaklama merkezlerinin dikkatlice göstermektedir. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğunun o dönemdeki Anadolu Eyalet Teşkilatı Hakkında da bilgi vermektedir. (UNAT ‘tan aktaran CERAN, 1996,s.49)
 
 
 
 
 
2.5.)XIX Asırda Osmanlı Salnamesinde Argıthanı Kazası ve Nahiyesi
 
 
 
 
 
2.5.1)1285-1322 Konya Vilayet Salnamelerinde Argıthanı
 
 
 
 
 
Argıthanı Kazası 1285 / 1868 yılında nahiye merkezi olarak görülmektedir. Bu yıl Ilgın kazasına bağlanmıştır. Argıthanı nahiyesi , Zaptiye Memuru Hasan Efendidir.(Konya 1285-1868 salnamesi)
 
1300-1884 Yılında Argıthanı Nahiye Müdürü Hasan Efendidir. Bu yıl kasabada 2 Medrese 80 talebe vardır.(Konya 1300/1884 salnamesinden Aktaran ( CERAN 1996..s.57)
 
1305/1889 Yıllarında Argıthanı Nahiye Müdürü Ömer bey Naip, Ali efendi hatip Kadri Efendi, Nüfus memuru Ömer Efendi, (Konya 1305/1889 salnamesinde Aktaran (CERAN,1996.s.57)
 
1312/1894 yılında Argıthanı nahiye müdürü Mehmet Hilmi Efendi, naip Osman Efendi , Katip Nuri Efendidir. Bu yıl Argıthannında 6 mahalle buraya bağlı şu dört köy vardı. 1.İhsaniye, 2 İlyaslar, 3 Eldeş, 4 Ağalar (Konya 1312/1894 salnamesinden aktaran CERAN .1996 s.97 )
 
1317/1901 Yılında Argıthanı Nahiye Müdürü Şerif Ali Efendi naiplik boş, Katip Ahmet Efendidir. Nahiyenin güncel nüfusu 1404 dür. Nahiyede 1 Hükümet konağı 3 camii ve mescit , 2 mektep, 2 medrese, 20 dükkan ve mağaza , 100 tezgah, 2 fırın , 4 değirmen , 4 kahvehane vardır.
 
Yeni usulle eğitim yapan 1 mektep ile 25 talebe eski usulle eğitim yapan 10 mektep 200 kız ve erkek talebe , 2 medrese , 2 müderris 42 medrese talebesi vardır.
 
Nahiyede 120 Öküz ,100 manda, 6049 koyun ,33 kıl keçisi,1506 tiftik keçisi,100 at,200 merkep vardır.(Konya 1317/1901 salnamesinden aktaran 125-126 CERAN 1996.s.57)
 
(1325/1909 Yılında Argıthanı Nahiye Müdürü Rüştü Efendidir.(1325/1909 yılı Hamidiye Mektebi İmtihan cetvelinden aktaran CERAN ,1996,s.57)
 
 
 
 
 
1-1    Konumu: 
 
                    Argıthanı Beldesi ,İç Anadolu Bölgesinde , Konya ilinin Ilgın ilçesi ile Akşehir ilçeleri arasında Konya , Afyon, İzmir ve İstanbul Kara ve Demir Yolları üzerindedir. Doğusunda Kapaklı  köyü ve Ilgın, Batında Yeşilyurt ve Akşehir , Kuzeyinde Köklüçe köyü , Kuzey batısında Gözpınarı köyü, Kuzey doğusunda Boğazkent  Güneyinde Doğanhisar, Güney doğusunda  Sebiller köyü , Güney batısında Koçaş köyü bulunmaktadır. Ilgın’a 18 km.  Akşehir’ e 27 km. Konya’ya l06 km.dir. Ulaşım sorunu yoktur kasabada yer alan istasyondan Toros ve meram expres trenleri geçmektedir.   
 
                    1.2) Doğal Durumu: 
 
                    Denizden yüksekliği 1100 metredir . Sultan Dağlarının İç Anadolu’ ya olan uzantıların kuzey yamaçlarına 25-30 km uzaklıktadır, dalgalı bir arazi yapısına sahiptir. Arazi eğimi % 5-10 arasında değişir.
 
                    1.3) İklimi: 
 
                    Bölgede karasal iklim egemendir. Bunun nedeni güney kesimi kaplayan dağların deniz etkilerini iç kesimlere sokulmasını engellemesidir. Yerleşmede iklim yazları sıcak ve kurak , Kışları soğuk ve kar yağışlı geçmektedir.                    
 
                        1.3.1) Yağmur ve Akarsular: 
 
                    Argıthanı Kasabasına yağmur en fazla Nisan, Mayıs, Haziran aylarında yağar Ekim ve Kasım aylarında da yağdığı görülmektedir. Yıllık yağış ortalaması 55 santimetre kadardır.
 
                    Kasabanın ortasından çebişli deresi geçmektedir. Bu dereyi besleyen kaynak suları yok denecek kadar azdır. Derenin mevsim şartlarına göre debisi azalır ve çoğalır . Yağışların başlamasıyla sonbahar mevsiminde debisi yükselir . İlkbaharda ise maksimum seviyeye ulaşır .Yazları ise derenin kuruduğu görülür. 
 
                    Su İhtiyacı derin kuyulardan alınan sularla giderilmektedir. İçme suyu, ince dere mevkiindeki iki adet kuyudan 20 ve 32 litre/saniye su ile karşılanmaktadır. Bölgemizde tarımsal amaçlı çok sayıda derin ve derin olmayan kuyu bulunmaktadır.
 
1.3.2)         Kar ve Don olayları: 
 
                    Kasabada kar mevsimi Kasım aylarında başlayarak Mart ayına kadar devam eder, don olayları aralık, ocak ve şubat aylarında daha çok görülür. Son yıllar içerisinde en çok 2001 –2002 yıllarında don olayı görülmüştür. Ayrıca  Nisan ve Mayıs aylarında dolu düştüğü görülmektedir. Dolu yağışının kasabada çok büyük zararlara yol açtığı pek görülmemektedir.
 
                                1.3.2) Rüzgarlar: 
 
                    Kasabada her zaman hafif veya sert esen rüzgarlar bulunmaktadır.  Rüzgarlar en çok güneybatıdan esmektedir.  Genellikle rüzgarlar Nisan, Mayıs, Haziran ve Ekim ,Kasım aylarında eser, Ekim ayından başlayarak Mart ayına kadar kuzey ve kuzey batıdan esen rüzgarlar serttir ve soğuk getiren rüzgarlardır . Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında güney ve güneybatıdan esen rüzgarlar ise ılıman rüzgarlardır. Kasabaya  yağış getiren rüzgarlardır.
 
                    Rüzgarlar:  Güneybatı rüzgarı Lodos halk dilinde kaba yeldir, Kuzeybatı rüzgarı karayel,  kuzeydoğu rüzgarı poyraz ve güneydoğu rüzgarı keşişleme olarak görülmektedir.
 
1.3.3)         Isı ,Sıcak ve Soğuk Aylar: 
 
                    Yıllık sıcaklık ortalaması 10.5 C’ dir. En düşük sıcaklık -19.5 C’ dir. En Yüksek 33.7 C’ dir.  En sıcak aylar, Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Sıcaklığın 30 C’ nin üzerine çıktığı tropik günler sayısı 42.4,  sıcaklığın 0 C’ nin altına düştüğü donlu günler sayısı ise 100.1 dir.
 
                    En soğuk günler  ise Aralık, Ocak ve Şubat aylarında  görülür.
 
                   1.4)              Argıthanın’da Yer Adları: 
 
                    Hanaltı , Bekdemir , Kule , Kekeç , Yoğbaltık , Enseyüz , Deveci yolu ,Gengırı , Yolak , Kuyumcu , Uluçayır, Torun bağları, Gundulu, Karaağagırıı, Mezar arkası, Değirmen üstü , Cıldan, Şekerli , Tokmak , Emir mezarı, Helvacı deresi, Kuyubeleni, İnönü, Argıt, Sarıyer, Tekke,Yavşanlı, Köpek özü, İnlik,Karanlık dere, İnce dere, Sarıdaş özü, Maden yeri,Gölcek, Aldı vermez, Su çıkan. 
 
1.5)              Argıthanı’nda Mahaller: 
 
                    Argıthanı, Damat Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından kurulurken önce Onun yaptığı İskan hareketinden adını alan İskan Mahallesi daha sonra Argıt mahallesi, Türkmen Mahallesi ve Azarı  Mahallesi kurulmuştur. O  dönemde  dört mahalledir.
 
                    Sultan II. Abdulhamit dönemin dede iki mahalle Torun ve Ak mahalle eklenerek altı mahalle olarak zikredilmektedir. Bunlar bugünde aynı isimle yer almaktadır.        
 
 1-İskan Mahallesi, Muhtarı ; Şenol ÖZMEN
 
 2-Argıt Mahallesi,  Muhtarı; Halid ÇELİK
 
 3-Türkmen Mahallesi, Muhtarı; Nevzat ÇİMEN
 
 4-Azarı Mahallesi , Muhtarı; Ali ACI
 
 5-Torun Mahallesi, Muhtarı; Nezaki ÖNEY
 
 6-Ak Mahalle , Muhtarı; Hüseyin GÜVEN  
 
 1.6)     Argıthanı Kasabası Yerleşim Alanı: 
 
                    Kasaba, toplu veya yığın tipi, köy tipine girmektedir. Kasabadaki evler birbirlerinin yanında, bitişik bir şekildedir. Kasabanın ilk kuruluşundan itibaren evlerin birbiri ile bitişik bir şekilde kurulduğu görülebilir. Ancak kasaba nüfusunun artmasıyla birlikte evlerin çevreye doğru yayılarak yapıldığı görülmektedir. Buda Eski yerleşimde görüldüğü gibi evlerin yan yana yapılmasını engellemiştir. Bu yüzden kasabaya bakıldığı zaman bazı evlerin bahçeleriyle birlikte ayrı yapıldığı görülmektedir.                     
 
                    Argıthanı kasabası ortasından geçen Argıthanı çayı ile ikiye ayrılmaktadır. Argıthanı’nda  6 mahalle bulunmakta ve çayın kasabayı ikiye ayırması ile birlikte bu mahallelerin ikisi Azarı ve Torun mahallesi çayın batısında, Türkmen , Argıt, Ak ,İskan mahalleleri çayın doğusunda kalmaktadır.
 
Çay sadece kasaba vadisini, fiziki olarak ikiye bölmüş değil , Sosyal yönden de bir farklılık yaşatmaktadır. Çayın ayırdığı mahallelerdeki kasaba halkı bu farklılığın bilincindedir ve her biri diğer tarafın kendilerine göre daha farklı olduğunu söylemektedir.
 
1.7)      Kasaba Evleri: 
 
                    Evler; çoğu birer kat olmak üzere ikişer katlı kerpiç binalardan oluşmaktadır. Ancak gelişen Türkiye şartları ile birlikte kasabadaki evlerin bir çoğunda özellikle son dönemde yapılan evlerin beton binalardan oluştuğu görülebilir. Binalarda dikkati çeken diğer bir önemli özellikle ise kerpiç binaların üzerine beton sıvaların yapılmasıdır . Binalar  yıkılmadan iç yada dış duvarları beton  ile yeniden sıvanmaktadır . Evlerin çatısı genelde kavak ağacındandır,bunların aralarına ise kamış atılır,üzeri çamurla düzlenir ve sonra kiremit döşenir. 
 
                    Kasabada 2001 yılında yaşanan depremden sonra zarar gören yada yıkılan bazı binaların yerine ise devlet desteği ile prefabrik evler yapılmıştır.Bunların  sayısı 22 dir.
 
                    Köyde bulunan resmi binaların tamamı beton binalardır. Ayrıca kasabada üç tane de lojman bulunmaktadır. Bunlar Jandarma karakolu, sağlık ocağı ve belediye lojmanlarıdır.
 
1.8)      Kasaba Meydanı ve kasabada bulunan kurumlar
 
                    Kasaba merkezindeki Cumhuriyet meydanı sosyal, kültürel, ticaret ve iktisadi faaliyetleri barındırır.  Belediye Kültür Parkı, Atatürk Anıtı cumhuriyet meydanının zenginlikleridir.
 
                   Cumhuriyet meydanının geniş olması sebebi ile bütün sosyokültürel faaliyetlerde bu meydanda  yapılmaktadır. Seçim zamanlarında parti propagandaları,  Resmi bayram günleri  törenler, açık hava toplantılar gibi. 
 
                    Kasabada bulunan kurumlar ise, Argıthanı Belediyesi, Okullar, P.T.T,  Pancar kooperatifi , T.C.D.D. ,  jandarma, Sulama birliği, Hayvancılık ve çiftçi malları koruma derneği , Tarım kredi kooperatifi ,Sağlık Ocağı ,Ziraat teknisyenliği , Özel Kuran Kursudur.    
 
           Pazar günleri Argıthanı pazarı kurulmaktadır. Çevre ilçe ve köylerden satıcılar gelmekte alış- veriş yapılmaktadır. Ayrıca halkımız  pazartesi günü Ilgın ve Perşembe günü Akşehir halk pazarına giderek, beldemizde karşılayamadığı ihtiyaçlarını buralardan karşılamaktadır.   
 
                    Kasabamızda  çok sayıda kıraathane , marangoz ,  market, fırın, lokanta, bakkal, berber, Internet salonu, terzi, manifatura , hazır giyim, beyaz eşya mağazası, ayakkabıcı, hırdavatçı, demirci ve tamirci dükkanları bulunmaktadır.
 
                        DIŞLA  MÜNASEBET ; TAŞIT  HABERLEŞME  VASITALARI  VE  TEKNOLOJİSİ
 
                    2.1.     TAŞIT VASITALARI; 
 
2.1.1.)      Argıthanı Garı: 
 
                    Sosyoekonomik ve kültürel kalkınma ve gelişmede radyo,televizyon vs. gibi iletişim araçları, ulaşım vasıtaları arasında  taşıma araçları olan kamyon, otobüs ve tren başta gelmektedir. Kasabanın 2.km kuzeyinde, l086 rakımlı bir yere 09.05.l886 yılında İstanbul-Bağdat Demiryolları projesi içinde kalan Argıthanı garı, Osmanlı Devletinin Hükümet merkezi ile eyaletler arasında kolayca ulaşım ve iletişim sağlamak  maksadıyla kurulan yüzlerce istasyonda biridir.
 
                    Sultan II. Abdülhamit Han demir yolu projesini Anadolu ile Arabistan arasındaki ulaşım ve bağı ayakta tutmak için hazırlanmıştır.(CERAN ,199,s.63)
 
                    Argıthanı Tren Garından 4 Posta treni, 4 Ekspres, l Mavi tren günlük yolcu Treni ve 3-4 tanede yük treni geçmektedir.
 
                    Her gün İstanbul’a , Ankara’ya , İzmir’e gidiş ve gelişler yapılmaktadır.
 
                   2.1.2)        OTOBÜS SEFERLERİ;
 
                     Kasabadan her gün sabah Ilgın Şeker Fabrikası  işçileri ve memurların servisi,bundan hemen sonrada , Öğrenci servisi , yine her gün  Akşehir’e  öğrenci ve memur servisleri vardır.
 
                    Yine Pazar günü hariç Konya’ya her gün sabah  gidip-gelen bir yolcu servisi mevcuttur.
 
                    Kasaba sabahtan akşama kadar saat başı  Ilgın minibüsleri kooperatifinin dolmuşları Ilgın-Akşehir arası yolcu taşımaktadır.
 
                   2.2)            HABERLEŞME VASITALARI ; 
 
2.2.1)      Postahane; 
 
                    Argıthanı kasabasına ilk posta hane 1811 yılında açılmıştır. Kasabadan mektup, telgraf ve posta paketi hizmetleri görülmektedir. 
 
2.2.2)      Telefonlar; 
 
                    Bir yerleşim yerinde ki sosyo-kültürel ekonomik değişimlere sebep olan etkilerden en önemlilirenden biride teknoloji dir. Nitekim haberleşmede yeni bir devrim yaratan telefon ile kullanılmaya başladığı’ndan itibaren sosyal hayatta önemli değişimler olmuştur . Telefonla birlikte iletişim hız kazanmıştır . Önemli oranda mektubun yerini dolduran telefonun bütün kasaba halkının evinde görmekteyiz. 
 
                    Bunun yanı sıra Argıthanı  Belediyesinin ve diğer bazı kuruluşlarda faks bulunması günümüzde iletişimde meydana gelen değişimi bize göstermektedir.  
 
2.3)            Argıthanı Kasabasında Teknoloji kullanımı : 
 
                    Kasabada bilgisayar kullanımın giderek yaygınlaştığını  görmekteyiz. Nitekim özellikle iş yaşamında önemli bir yer edinen bilgisayar kasaba halkından kimselerin evlerinde de kendine yer edinmektedir. Kasabada üç adet Internet salonu bulunmaktadır.
 
                    Günümüzde sınır tanımayan teknolojinin en küçük yerleşimlere kadar girdiği ve sosyal yaşamda meydana getirdiği değişimler göz ardı edilemeyecek kadar önem kazanmıştır. Özellikle kitle iletişim araçlarının hızlı bir şekilde yayılmasıyla birlikte sosyal yaşamda da önemli değişimlere neden olmaktadır.
 
 Kasaba halkının hemen hemen hepsinin evinde telefon, televizyon, radyo ve beyaz eşyalara rastlanmaktadır. Teknolojik düzeyde meydana gelen değişimler, zihniyetlerde dönüşümlere neden olmaktadır. Bu nedenledir ki Argıthanı kasabasında artık Çamaşır makinesi, Bulaşık makinesi,Mutfak robotu gibi aletlerin önem kazandığı görülmektedir.
 
                    Kasabada televizyonun yönlendiriciliği de ön plandadır. Spordan –Dizi filmlere kadar pek çok televizyon programının yoğun bir ilgi ile karşılandığı görülmektedir.    
 
                                ARGITHANI KASABASINDA İŞ-GÜÇ ÇEŞİTLERİ  VE TAKIM EKONOMİSİ
 
                     Bir topluluğun yaşam şartlarını belirleyen en önemli göstergelerden birisi de topluluğun yaşadığı yerde yapmış olduğu iktisadi faaliyetlerdir. İktisadi faaliyetler yaşam kurallarını ve yaşam etkilerini belirtmektedir.
 
                    Argıthanı kasabasında en önemli iktisadi faaliyet olan tarım ilk sırada gelmektedir. Kasaba halkının büyük çoğunluğunun tarım toprağı vardır. Halktan pek çok kesimin başka işleri de olsa bu tarım topraklarını ekerek değerlendirmektedir.
 
                    Türk köylerinde aile üyelerinin tarım işletmesindeki rolü  yedi-sekiz yaşlarından itibaren başlar.
 
Tarımla meşgul olan köylerde ailenin en genç üyesinden en yaşlısına kadar her birinin zaman ve yerine göre işletmede üzerine aldığı bir vazife vardı. (Yasa,1996,s.72)
 
                    Halk aynı zamanda hayvancılık yapmaktadır, özellikle büyükbaş hayvancılık önemli bir yer tutmaktadır.
 
                    Argıthanı kasabasında tarım alanının büyük bir kısmında sulu tarım yapılmaktadır. Çebişli deresi çayı sekiz adet derin kuyu , sulu tarımda kullanılmaktadır.
 
                    500 dekarlık arazide de bağcılık yapılmaktadır. (ILGIN,2001,s.102 )
 
                    Argıthanı kasabasında ekili alan 8700 hektardır. Belediye sınırları alanı 13680 hektar, imar planı alanı da 530 hektardır.
 
                                 Kasabada görülen iş-güç çeşitleri şunlardır:            
 
                    En yaygın olarak tarımla uğraşan çiftçiler gelmektedir. Tarım yapılan arazi genelde halkın kendisine aittir. Ilgın ilçesi içerisinde en geniş araziye Argıthanı kasabası sahiptir. Çok az olarak ortakçılık görülmekte olup, kasabada l8-20 tane biçer döver bulunmaktadır. Tarım aletleri açısından her çeşit tarım aleti bulunmaktadır. Kasabada icar yoktur.
 
                    Toprak Mahsulleri Ofisi  olduğu halde  4-5 zahireci bulunmaktadır.
 
                    Kasabada yapılan tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu görülür. Yetiştirilen ürünler genellikle Buğday,Arpa,Yulaf,Pancar,Haşhaş,Ayçiçeği,Fasulye,Patates,Soğan,Kimyon,Kabak çekirdeğidir.
 
                    Halk kendi bahçesinde sebze ve meyvesini yetiştirmektedir.
 
                    Bu yetiştirilen özellikle tarım ürünlerini halk kendi ihtiyacı olan kısmını kendi için kullanmakta geri kalanını ise satarak geçimini sağlamaktadır. Kasabada Halkın %30 çiftçilik yapmaktadır.Kasabada sulanır arazı 1/5 kadardır. Genelde suni gübre kullanılmaktadır, Hayvani gübre çok az olup şu anda kaldırılan ürünlerin iyi düzeyde olduğu görülmektedir. Mahsulün iyi düzeyde olması özellikle iklim şartlarına bağlıdır.Bunun yanı sıra kasabada bağcılık yapılmakta olup üretilen üzümler kurutularak ve pekmez yapılarak değerlendirilir. İkinci olarak memur ve işçiler gelmektedir .Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan memur ve işçiler  özellikle Ilgın Şeker Fabrikası, Petkim , Bursa Tofaş ,Seydişehir Alüminyum kasabadaki kişilerin çok çalıştığı yerlerdir.
 
                    Üçüncü olarak Marangoz, Demirci, Berber, Terzi, Bakkal, Sobacı ve tamirciler mevcuttur. El sanatları  gibi. Sanatkarlık yapanlar artık pek görülmemektedir. Çok azda amele olarak çalışanlar mevcuttur.
 
                    Kasabada tarım dışında hayvancılıkta yapılmaktadır. Ancak değişen sosyal ekonomik şartlar sebebiyle hayvancılıkta bir azalma görülmektedir.l980-l990 lı yıllarda kasabanın 6 mahallesinde yaklaşık olarak l0-l5 bin küçükbaş, 2-3 bin büyük baş hayvan yetiştirilerek halk bundan da geçim kaynağını temin etmekte idi. Ekonomik durumların zorlukları nedeniyle hayvan yemlerinin pahalı olması, girdi ve çıktıların  artması nedeniyle , Et ve Süt ürünlerinin satışlarında görülen azalma ile birlikte halkın ihtiyacını geçim düzeyinde sağlayamadığı için  hayvancılığında azaldığı görülmektedir.
 
                    Kasabada günümüzde ise Tarım Orman Köy işleri Bakanlığının desteği ile 200 büyük baş hayvancılık kooperatifi kurularak halkın tekrar hayvancılığa yöneltmek için halkın gelir seviyesini artırmak,Devlet ekonomisini güçlendirmek için teşvik girişimleri ile hayvancılığa destek verilmektedir. Şu anda 1500 küçükbaş, 500 civarında büyük baş hayvan bulunmaktadır.
 
                    Bunun yanında kümes hayvancılığı da yapılmakta iken 2001 yılında görülen kriz sebebiyle tavukçulukta bitmiş, halktan bu yönde geçim sağlayan kişiler zarar etmiştir.Kasabada,20-25 bin civarında yumurta ve et tavukçuluğu yapılırken şu anda yapan bulunmamaktadır.
 
                    Kasabada üretilen sütler Şeker süt,Mis süt tarafından toplanmaktadır. Halk kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra kalan kısmını satarak geçim kaynağı sağlamaktadır. Halk üretilen süt ve süt ürünlerini kasaba pazarında satmaktadır.
 
                    Kasaba halkı kendi evlerinde besledikleri  kümes hayvanlarını ve hayvan ürünlerini (Yumurta) yine kasaba pazarında satmaktadır.
 
                     ARGITHANI KASABASINDA NÜFUS DURUMU 
 
                                        3.1)Genel anlamda nüfus:  
 
                    İçtimai ve İktisadi olayların en az özelliklerinden en çok özelliklerine kadar  her birinde nüfusun oynadığı rol gayet aşikardır. Çeşitli içtimai münasebetlerin zamanla kalıplaşarak kaideler veya müesseseler haline gelmeleri ve sonra muayyen hizmetleri ifa etmeleri bir topluluğu meydana getiren insan elamanı sayesinde mümkündür. (YASA,l996,s.50)
 
                    Nüfus ilk dönemlerden beri siyasal-ekonomik ve askeri bir gücü temsil etmektedir .Bunun yanı sıra nüfus içinde meydana gelen  değişiklikler (Doğum-Ölüm-Göç gb.)sosyal ilişkilerde önemli farklılaşmaları beraberinde getirmektedir.
 
                    Bütün bunlar göz önünde bulundurulursa  doğum,ölüm,göç gb. etkenler nüfusu büyük bir önem arz etmektedir.
 
                    Argıthanı kasabası 6 mahalleden oluşmakta olup, bu mahallelerdeki hane sayıları şöyledir;
 
 
Ak mahalle                     271
 
Torun mahallesi             364
 
Azarı mahallesi              164
 
Türkmen mahallesi       251
 
Argıt mahallesi              317
 
İskan mahallesi                90
 
                                  Çarşıda ise                        70 hane bulunmaktadır.
 
                   
 
                    Argıthanı kasabasında 2023 Erkek, 2045 kadın bulunmaktadır.
 
                    Önce nufüs durumunda görülen önemli özelliklere değinelim.
 
                    Köyde dört farklı gurup yaşar
 
                    Çocuklar (15 yaşına kadar olanlar)
 
                    Gençler(15-25 yaş arası)
 
                    Orta yaşlılar(26-50 yaş arası)
 
                    Yaşlılar (50 yaşından yukarı olanlar)
 
                     Çocuklar değerlendirme dışında tutulursa diğer üç gurubun ilişkileri köydeki toplumsal hayatın bir yönünü belirler. Diğer yönünü ise , yöne bu yaş guruplarıyla ilgili olarak , köy dışına açılma ve sosyal kurumların nitelikleri tayin eder.Bu üç grup arasında çeşitli tutumlardan sınırlar beliren üç ayrı kesittir. Bu ayrım her iki cinste de ayrı yaş gurubunun içinde olup ta diğer gurubun özelliklerini taşıyanlar bulunabilmektedir.
 
                    Yaşlıların şehirle ilgisi az olan, hayatını köyünde geçirmiş, çiftçilik mesleği olmuş, köyünün değerleriyle sade bir hayat yaşamış gruptan , yine köyün bir köşesinde oturmaktadır,yaşına, sıhhatine uygun işleri yapmaktadır .Düşünce ve tutumları yine eski köy statüsüne dayanır .Aktüalite ile fazla ilgileri yoktur, köy değerlerini korumaya çalışanlarda bunlardır.
 
                    Gençler köy dışına açılabilmiş,aktüalite ile yenilikle fazlasıyla ilgilenmektedirler. Köy değerlerini savunmayan ,kıyafet ve değişimleriyle yaşlılardan çok farklı bir gruptur,yenilikler köye gençler aracılığıyla girmektedir.
 
                    Orta yaşlılar ise, gerçekten bu iki kuşağın yaşta,düşüncede ve yaşayışta tam ortasında yer alır. İki gurupla da ilgilerini sürdürürler, iki gurubun özelliklerine de taşıyanları olabilir, her iki guruba da uyum sağlayabilir . Fakat bu gurubun bazı fertleri diğer iki guruptan birine veya diğerine kesin şekilde bağlı olabilir.
 
                    Yaşlı grup köy değerlerine karşı çıkan, yenilikleri köye taşıyan gençleri hiç  de hoş karşılamaz. Gençlerin yeni giyimleri,saçları, favori uzatmaları onlar için çok üzücü bir olaydır .Geleneksel olarak büyüklere duyulan saygının kaybolduğunu da her fırsatta dile getirilir. Köyde ananelerin taşıyıcısı olan bu yaşlı insanlar gençlerle aynı dünyada yaşıyorlar. Gençlerinde onları fazla saymadığını  söylemek mümkündür. Bu iki kuşak mecburi görüşmeler dışında bir araya da gelmiyorlar sayılır. Yaşlıların kendilerine her konuda müdahale ettikleri bu sebeple sıkıcı olduklarını belirtmekten çekinmiyorlar. Orta yaş gurubu daha çok sevmekten “Onlar bizi hor görüyor” demektedirler, orta yaşlılar grubu ise her iki grubu hoş görmektedir, iki sinide “idare etmekte” dirler. Bunlardan daha yaşlı grubun özelliğini fazlaca taşıyanlar yine yaşlılar statitüsü ne sokulmaktadır. Bu grubun şehirle,aktüalite ile ilgileri olduğu için genel yenilikleri yaşlılar kadar önemsememekte, hatta bazıları yaşlılara karşı gençleri savunmaktadır. Yaşlıların “Temel direkler” olduğunu da   bu grup kabul ediyor, onlara saygı duyulmasının gerektiğini  belirtiyorlar. Gençler ise çoğunlukla torun kuşağıdır, onlara karşı daha rahat konuşabiliyorlar. Köy prestijini düşünerek bu konuları açıklamak isteyenler  de orta kuşaktır. Aslında bu ilişkiler çok dağınık  ve rast geledir,sistemsizdir. Dışardan ilk görüşte anlaşılması mümkün değildir. Gençlerde yaşlılara saygıları olduğunu her fırsatta belirterek ancak ilişkiler bu doğrultuda yürümemektedir. (ATALAY,l979,s.l7-l8)
 
                    Argıthanı kasabasında yaşayış, şekillerinde bu anlamda farklılaşmalar yaşanmaktadır.Artık köyde sade bir yaşayış tarzı yoktur. Aileler içerisinde kasaba dışında çalışan veya okuyan fert sayısı artmaktadır. Bu durumda da kasaba dışında yaşamaya başlayan şehir kültürleriyle beslenen bu kişiler kasabaya dönerken farklı bilgi,giyim getiren köy üyeleridir. Televizyon gb. İletişim vasıtaları günlük yaşamda konuşma , davranış ve düşünme hayatında etkili olmaktadır. Bu şehir kültürü aktarımı yaşanmakta,çalışma özellikle orta ve yüksek öğrenim hayatı kasaba dışına taşmaktadır. Kasabada tarıma dayalı hayat çok yönlülük kazanmış ve değişik meslek grupları faaliyet göstermeye başlamış, bu anlamda da değişim temeli de atılmıştır. Eski kuşak geleneksel kültürü korumaya çalışsa da genç kuşak canlı, dinamik, değişime dönük bir tutum sergilemektedir. Tabi bu sosyal – kültürel değişimleri modern yaşama tarzı yönünde ivme kazanmasına neden olmaktadır.
 
                    Giyim, beslenme gibi tutumlarında yanı sıra nisan, düğün gibi adetleri  ’de değişimler görülmekte buda köy-şehir arası bir kültürün doğmasına yardımcı olmaktadır.
 
                    Argıthanı kasabasında görülen diğer bir önemli özellik kadın sayısının erkek sayısından fazla olması.Bunun nedenleri arasında ise erkeklerin tarımla ilgilenmekten ziyade ya öğrenim için kasaba dışına , yada kasaba dışı sanayi  yörelerinde fabrikada çalışmayı seçmesi gösterilebilir. Nitekim kasabada çalışmak için seçilen yerler şunlardır:Konya, Seydişehir, İzmir, Bursa,Ilgın,İskenderun vb. 
 
                  3.2.         Nüfusun Medeni Hal Durumu: Evliler ve Bekarlar
 
                     Argıthanı kasabasında evlilik önemlidir. Evlilik yaşının küçük olmasının da etkisiyle ailenin evliliğe verdiği önemin büyük olduğunu görmekteyiz.
 
                    Ancak kasabada son üç yılda evlenme oranlarına baktığımızda evlenme oranının gittikçe düştüğü görülmektedir.  
 
                    2000 yılında             110 çift
 
                    2001 yılında               51 çift
 
                    2002 yılında               12 çift evlenmiştir.                   
 
                    Bu durumun başlıca nedeni ise ülkede yaşanan ekonomik kriz olarak gösterilmektedir. Yaşama koşullarının zorlaşması evlenmeye karşı bir çekimserliğinde beraberinde getirmiştir. Belli bir işte çalışma en önemli koşul olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
                    Buna bağlı olarak da kasabada bekar oranında artığını, ayrıca eğitim gibi önemli bir unsurunda evlilik yaşını uzattığını söyleyebiliriz. Eğitim , askerlik vb. İş problemleri de evlenme oranını düşürmektedir. 
 
                  3.4)            Argıthanı Kasabasında Anne – Çocuk Ölümü ve Genel  Bir Değerlendirme : 
 
                    Argıthanı kasabasında Anne ölüm oranı  0  dır. Bebek ölümünde ise son alarak 2001 yılına baktığımızda geçekleşmiş 56 doğumdan %1, %2 lik bir bebek ölümünün olduğunu görmekteyiz.
 
                    Bebek ölümleri  Prematüre, Erken doğum sebebiyle gerçekleşen ölümlerdir. Yılda 2-3 bebek ölümüyle karşılaşılmaktadır.
 
                    Argıthanı kasabasında etkili bir aile planlamasının yapıldığı görülmektedir. Sağlık ocağının yapmakta olduğu faaliyetlerle son yılda gebelik sayısının düşmüş olduğunu görmekteyiz.
 
                    Doğum kontrol yöntemleri olarakta %60 Etkisiz yöntemin, %7-8 RİA yönteminin ve Hap- Enjeksiyon yöntemlerinin kullanıldığı  görülmektedir.
 
                    Argıthanı kasabasında genel sağlık problemleri: Tansiyon,kalp,eklem problemleri,baş ağrılarıdır. Özellikle kadınlarda depresyona çok rastlanmaktadır.
 
                    Argıthanı kasabasında ilaç kullanımı çok yüksektir. Hemen hemen bütün kasaba halkında karne bulunmaktadır.
 
                    Kasabada ölüm oranlarına baktığımızda ise genç ölümlerinin doğal nedenlerden olmadığını görürüz. 65 yaş üzeri ölümler ise ayda 2-3 tanedir. 
 
                    3.4.) Argıthanı Kasabasında Nüfus Hareketleri :                   
 
                    Kasabada nüfus hareketi  ilk olarak geçici göç şeklinde görülmektedir. Bu göçler özellikle Ekonomik nedenlerle dışarıda çalışmak için yapılmakta, genelliklede aile için bir ferdin göç etmesi şeklinde görülmektedir. Belirli bir zaman aralığında birkaç ay şeklinde bu göç yapılabildiği gibi , İş şartlarına göre uzun sürede göç edilen yerde kalınmaktadır.
 
                    Geçici göçlerin temel nedenleri arasında geçim darlığı, aile problemleri,tarım arazisinin darlığı, köydeki çeşitli zorluklar,aile nüfusunun fazlalığı,şehrin çekiciliği gibi nedenler gelmektedir.
 
                    Ama en önemli etken ekonomik yetersizlik ve daha iyi bir işte çalışma imkanıdır. Kasabada özellikle gençlerin tarım dışı işlerde çalışmaya yöneldikleri görülmekte, özelliklede eğitim gibi sebeplerle ,dışarıya göç de’ de kasaba dışına yerleşmelerde artmaktadır.
 
                     Dışarda yapılan işlere gelince bunlar : Geçici her çeşit işçilik (amele) ,serbest ticaret, büro işleri, fabrika işleri, inşaat işleridir.
 
                    Ama geçici işçi olarak kasaba dışında çalışan kişiler özellikle yaz aylarında tarımsal ürünü kaldırmak ve toprakla çalışma için kasabaya gelmektedirler.
 
                    Dışarda çalışmanın aileye etkileri ise çok yönlüdür. Nitekim geçim sıkıntısının azalması,borçların ödenmesi,aile gelirinin artması, çocukların okuması ve eğitim seviyesinin artması, daha iyi yaşama koşulları gibi etkiler önemlidir.Kasaba dışında yaşayan kişilerde ise beslenme, giyim tarzı gibi konularda değişimler görülmekte, şehir kültürünün etkisi hissedilmektedir.
 
                    Genel olarak bir değerlendirme yapmamız  gerekirse ulaşım, iletişim gibi imkanların gün geçtikce artması ve köy – şehir münasebetlerinin artan bir hız kazanması ile birlikte gün geçtikçe gençleşen bir nüfus akımının şehirlere göç etmesine neden olmakta ve şehirlerin de istihdam problemleri ile karşı  karşıya bırakmaktadır. Neticede ise belirli  ve devamlı bir iş bulamayan kesiminde çoğunlukla ekmek parası için çok ağır şartlar altında bulabildiği her türlü işte çalışmaktadır.Diğer bir nüfus hareketi olarak da göçleri gösterebiliriz. Nitekim köyden yerleşmek için doğrudan doğruya başka yerlere göç eden eskiden çok sık rastlanmamakla birlikte gün geçtikçe artış gösterdiği gözlenmektedir. Özellikle çalışmak için göç eden kişilerin sonradan bu yabancı iskan yerlerinin kendileriyle ve aileleri için faydalı olduğuna inanmaları ile birlikte devamlı göçte yapmış olmaktadırlar.
 
                    Ancak dışarıya göç eden bu kesim köydeki örf ve adetlerini kaybetmemekte özellikle göç edilen yerlere aynı köy ve kasabadan giden çok sayıda kişi bulunmuyorsa da yeni yerleşim yerlerinde hemşehrilik kültürünü doğurmaktadır. Özelikle Konya’da Şeker Fabrikasının bulunduğu semt olan Şeker semtinde  Argıthanı halkının fazlalığı bu anlamda dikkat çekici bir nitelik taşımaktadır. Bu kişilerde yeni yerlerine uyum sağlamakta zorluk çekmekte ve yabancılık duyulmadan , yeni kültürlere uyum sağlamaktadır.
 
                    Bu anlamda kasabada görülen devamlı göçleri yurt dışına fabrika işçisi olarak giden bir – iki aile dışında mühendis, öğretmen,doktor gibi. Eğitim görülen  ve de çeşitli sektörlerde işçi ve fabrika işçiliği gibi meslekler de görülmektedir.
 
                    Yine bu kişilerinde özellikle bayram zamanları ve yaz zamanlarında tatil amacıyla köye geldiği ve köyden gıda ürünlerini de alarak döndüğü gözlenebilir.
 
                    Köydeki gençliğin eğitim , Özellikle Yüksek Öğrenim için kasaba dışına çıkışında da bir artış görülmektedir

 
 
  B U G Ü N ... 18 ziyaretçi (43 klik) . A R G I T H A N L I ... B U R A D A Y D I.......ayhanşen............  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=